MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
Cezaevinden izinli olarak ayrılan fakat geri dönmediği için firari olarak aranan sanığın olay tarihinde, jandarma görevlilerince kimliği sorulduğunda, kendisini... olarak tanıtmak sureti ile resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği iddia olunan davada, TCK'nun 206. maddesinde düzenlenen suçun oluşması için, kişinin açıklamaları üzerine yetkili kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerektiği, ancak dosya içerisinde jandarma görevlilerince bu şekilde düzenlenmiş bir belge bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin Kabahatler Kanunu'nun 40. maddesinde düzenlenen kabahati oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak sanığın lehine bulunan ve eylemine uyan 5326 sayılı Yasanın 40/1. maddesinde öngörülen idari para cezasının miktarına göre aynı Yasa'nın 20/2-c maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının eylemin gerçekleştiği 03/11/2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK’nun 322 ve Kabahatler Kanununun 24. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan Kabahatler Kanununun 20/1. maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 10/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy