MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Posta dağıtıcısı olarak görev yapan sanığın, ... Kadastro Mahkemesi'nin 2006/276 Esas sayılı dosyasında, ... adına çıkarılmış suça konu tebligatı, adına tebligat çıkarılan kişiyi araştırıp yöntemine uygun şekilde tebliğ etmek yerine, muhatap ..., ... Köyünde ikamet ettiği halde ... merkezde bulunan ...'nın... adlı işyerinde ''muhatap o anda evde olmaması sebebiyle muhatap yerine muhatap ile birlikte aynı konutta ve sürekli oturduğunu beyan eden yeğeni ... imzasına tebliğ edildi'' şerhi düşerek bu şahsa teslim etmek şeklinde gerçekleşen eyleminde, belgede sahtecilik kastıyla hareket ettiğine dair her türlü kuşkudan uzak ve kesin delil bulunmadığı cihetle; sübut bulan eyleminin görevi ihmal suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfının tayininde yanılgı sonucu sahtecilik suçundan mahkûmiyetine hükmolunması,
Kabule göre de;
T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.