Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün12.11.2015 gün ve 2015/23404/73763 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen29.12.2015 gün ve KYB.2015/377160 sayılı ihbarnamesi ile;
Resmi belgede sahtecilik, tehdit ve dolandırıcılık suçlarından şüpheliler ... ve ... Grup Endüstri Mamülleri San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/03/2015 tarihli ve 2015/684 soruşturma, 2015/28227 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin ... Sulh Ceza Hakimliğinin 14/04/2015 tarihli ve 2015/1348 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, dosya kapsamına göre tehdit suçundan verilen kararın yerinde olduğu değerlendirilmekle birlikte resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçları yönünden şüpheli şirket yetkililerinin müştekiye verdiği (dosyada fotokopisi bulunan) çekin bankaya ibrazı üzerine banka görevlisinin, keşideci şirketin imza sirkülerindeki imza ile çekteki imzanın tutmadığı ve çekin karşılığı olmadığı gerekçesiyle ödeme yapmaması karşısında, şüpheli şirket yetkililerinin tespiti ve savunmalarının alınması, çekteki imzanın kime ait olduğunun sorulması, çek aslı temin edilerek çekteki imza ve yazılar ile tespit edilecek şüpheli şirket yetkilisinin imza ve yazı örneklerinin karşılaştırılması için bilirkişi raporu aldırılması sonucunda çekin sahte olup olmadığı ve dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı şüpheliler haklarında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
Şikayetin kapsamına, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile mercii kararı içeriklerine, Başkanlar Kurulu kararlarına ve Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesine göre, kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yüksek Yargıtay 23. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşılmakla Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmesine 02.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.