(818 S. K. m. 55) (1086 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S. Şekercan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dava, iş kazası sonucu yaralanan işçinin tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme olayın yüzde yüz kaçınılmazlık olduğunu dikkate alarak istemi reddetmiştir.
Oysa 27.3.1957 tarih, 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıklandığı üzere, BK'nin 55. maddesi uyarınca istihdam edenin sorumluluğu için kendisinin veya çalıştırdığı kişinin kusuru koşul değildir. Buradaki sorumluluk "özen ve gözetim ödevinin" objektif olarak yerine getirilmemesinden kaynaklanan kusura dayanmayan bir sorumluluktur. Ne var ki istihdam edenin sorumluluğu için, istihdam edenle istihdam olunan arasında çalıştırma ve bağımlılık ilişkisinin bulunması, zararın hizmetin ifası sırasında ve hizmetle ilgili olarak oluşması, eylemin hukuka aykırı olması ve eylem ile zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerekir. Mahkemenin belirtilen bu hukuksal olguları dikkate almaksızın, olayın yüzde yüz kaçınılmazlık sonucu meydana geldiğinin kabulü ile istemin tümden reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Şu durumda yapılacak işlem; işin esasına girmek ve olayın oluş biçimini de gözeterek, işverene % 50'den aşağı olmamak üzere bir sorumluluk vermek ve sonuca gitmektir.
2- Öte yandan, HUMK'nin 79. maddesi uyarınca hakim müphem gördüğü iddialar hakkında açıklama yaptırmak hakkına sahiptir. Dava konusu olayda; davacı global olarak 100 milyon TL tazminat istemiştir. Şu duruma göre hakimin, tazminatın ne kadarının maddi, ne kadarının manevi olduğu hakkında açıklama yaptırmaması dahi usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemenin yukarıda belirtilen maddi ve hukuksal olguları dikkate almaksızın istemi tümden reddetmesi ve işin esasına girmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 25.03.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy