(506 S. K. m. 2, 4, 6, Ek. m. 10, Geç. m. 80)
Dava: Davacı, 4056 sayılı Kanunla 506 sayılı Kanuna eklenen Geçici 80. maddeye dayanılarak yaptığı sanatçı borçlanmasının geçerliliğinin tesbiti ile emeklilik hakkının tanınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, davalı Müzik-Sen hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Davada, 4056 sayılı Kanunla 506 sayılı Kanuna eklenen Geçici 80. maddeye dayanılarak yapılan sanatçı borçlanmasının geçerliliğinin tesbiti istenmiştir.
Davacının 23.5.1973-1.12.1979, 1.1.1988-1.5.1991, 5.6.1991-31.12.1994 tarihleri arasında saz sanatçısı olarak geçen sürenin borçlanılmasını istediği, borçlanma belgesinin çalışmanın geçtiği işyeri işvereni Müzik ve Sahne Sanatçıları Sendikası tarafından düzenlendiği, Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından borçlanma isteğinin kabul edilmediği dosya içeriğindeki delillerden anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını teşkil eden 4056 sayılı Kanunla 506 sayılı Kanuna eklenen Geçici 80. madde hükmüne göre 17.7.1964 tarih ve 506 sayılı Kanunun Ek 10 uncu maddesi ile Kanun kapsamına alınan sigortalılar, örneği Kurumca hazırlanan ve ilgili işveren, birlik, sendika, dernek, sanatsal vakıf kuruluşları veya ilgili kamu kuruluşları tarafından usulüne uygun olarak düzenlenip, Kültür Bakanlılığınca onaylanmış borçlanma belgeleri ile Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Kuruma başvurmaları ve borç ödeme tarihindeki 78 inci maddeye göre belirlenen asgari günlük kazanç üzerinden hesaplanılacak malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerini... bir defada Kuruma ödemeleri şartı ile borçlanma belgesinde kayıtlı meslekleri ile ilgili çalışma sürelerinin tamamını veya bir bölümünü borçlanabilirler.
Borçlandırılan hizmetler, prim veya kesenek ödemek suretiyle geçmiş veya daha önceki borçlandırılmış hizmetlerle birleştirilir... Keza 506 sayıllı Kanuna 2167 sayılı Kanunla eklenen Ek 10 uncu madde hükmüne göre de Bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan film, tiyatro, sahne gösteri, ses ve saz sanatçıları, müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşıları içine alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar, düşünür ve yazarlar bu Kanun hükümlerine tabidirler. Yukarıdaki fıkrada sayılan uğraşı alanlarına kimlerin gireceği, diğer ilgili Bakanlık, kurum ve kuruluşların görüşleri de alınmak suretiyle Sosyal Güvenlik, Kültür ve Turizm ve Tanıtma Bakanlıkları tarafından birlikte saptanır.
Bu çevrede, 4056 sayılı Kanunda öngörülen sanatçı hizmet borçlanması için ön koşul, 506 sayılı Kanuna 2167 sayılı Kanunla eklenen 10.madde hükmü ile kapsama alınan sanatçılar ise bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlardır. Bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılma ise hizmet aktinin unsurlarındandır. Nitekim Geçici 80. maddede hizmet aktinin gerekliliği sigortalılar deyiminin kullanılması suretiyle pekiştirilmiştir. Giderek 4056 sayılı Kanun doğrultusunda sigortalılar sözcüğü ile, 506 sayılı Kanun çevresinde sigortalı kapsamına kimlerin gireceğini belirleyen aynı Kanunun 2, 4 ve 6. maddelerinde tanımını bulan kavramlar değiştirilmiş değildir. Bu yönde 506 sayılı Kanuna 2167 sayılı Kanunla eklenen Ek 10. madde ve 4056 sayılı Kanunla eklenen Geçici 80. madde kapsamında sigortalı niteliğinin kazanılabilmesi için 506 sayılı Kanunun 2,4 ve 6. maddelerinde öngörülen kavramların ilgililer bakımından gerçekleşmesi, başka ifadeyle bir veya birkaç işverene ait işyerinde hizmet akti ile ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Kültür Bakanlığı tarafından müştereken saptanmış uğraş alanlarına ilişkin unvanlarla çalışılması zorunludur.
Öte yandan, gerçekten borçlanma belgesi işveren olduğu iddia edilen Müzik ve Sahne Sanatçıları Sendikası tarafından düzenlenip Kültür Bakanlığınca onandığı görülmektedir. Kuşkusuz borçlanma belgesindeki bilgilerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı mahkemenin denetimine tabidir. Öncelikle davacının adı geçen dernekle 506 sayılı Yasanın 2, 4 ve 6 ncı maddesinde anlatımını bulan sigortalılık koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması gereği söz götürmez. Bu bağlamda sözü edilen derneğin tüzüğü getirilip ne amaçla kurulduğu, uğraşı alanlarının ne olduğu, dernek işyerinin Kuruma tescil edilip edilmediği, giderek kimlerin sigortalı gösterildiği, davacının ne sebeple bildirilmediği, davacıya yapılan ödemelerle ilgili belgelerin nelerden ibaret olduğu ödemelerin ücret bordrolarına dayanılarak yapılıp yapılmadığı etraflıca araştırılıp incelenmeli, deliller hep birlikte incelenip varılacak sonuç uyarıncı karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA; 12.05.1997 tarihinde karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy