(506 S. K. m. 5)
Dava: Davacı, iş ve işyeri itibariyle 2098 ve 3395 sayılı Yasa kapsamında olduğunu 1.9.1977 tarihinden geçerli olmak üzere itibari hizmet süresinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Dava, sigortalılık süresine işin niteliği göz önünde tutularak her tam yıl için Yasanın belirlediği itibari hizmet süresinin eklenmesi istemine ilişkindir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesidir. Anılan maddeye göre, sigortalıların itibari hizmetten yararlanabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir. Birinci koşulun sigortalının Basım ve gazetecilik işyerlerinde çalışması, ikinci koşul ise; II. bendin (a-F) alt bendlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerin ve olumsuz çalışma koşullarının da olayda ayrıca gerçekleşmesi gereklidir. Söz konusu maddede, basım ve gazetecilik işyeri birlikte ifade edilmişse de gazetecilik işi yapılmayan sadece basım işi yapılan işyerlerinde çalışan sigortalılar da, maddenin alt bentlerinde sayılan koşullardan herhangi birisi oluştuğu takdirde itibari hizmetten yararlanacakları açıktır. Basım işinin matbaa işyerinde mevkute çıkarmaya yönelik olduğu ise söz götürmez.
Somut olayda, davacının basım işinde çalışmadığı emaye tepsi ve porselen tabaklara serigraf baskı işini yaptığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, yukarıda sözü geçen maddenin öngördüğü birinci koşulun davacı yönünden oluşmadığı, giderek davacı basım işinde çalışmadığından itibari hizmetten yararlanamayacağı açık seçiktir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy