(2004 S. K. m. 97)
Dava: Kararın temyizen tetkiki davalı (alacaklı) vekili tarafından duruşmalı olarak istenmiş, merciice, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından, Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar : 1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 - İİK'nin 97/10 maddesi hükmüne göre, istihkak davası sonuçlanmadan mahcuz mal paraya çevrilirse, mercii hakimi satış bedelinin yargılamanın sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi veya teminat karşılığı veya teminatsız olarak ödenmesi konusunda karar vermek zorundadır. Yasanın bu hükmünden, mercii hakiminin paranın ödenmiş veya ödenmemiş olmasına bakmaksızın, istihkak davasına devam ederek sonuçlandırması gerektiği anlamı çıkmaktadır. Yargıtayın yerleşmiş ve oturmuş içtihatları da bu yoldadır. Öyle ise istihkak davası sonuçlanmadan mahcuz malın paraya çevrilmesi ve bunun da alacaklıya ödenmesi, ya da malın alacaklıya alacağına mahsuben satılması istihkak davasının sonuçlandırılmasına engel değildir. Somut olayda davacıya aidiyeti tespit olunan mahcuz menkuller açık artırma ile 1.857.572.000 TL'ye takip alacaklısına alacağına mahsuben satılmış olup, istihkak davası malın bedeline dönüştüğünden davaya devam olunarak, satılan mal bedelinin alacaklıdan geri alınmasına, fazla talebin reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek, menkullerin davacıya teslimine dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3 - Öte yandan kabule göre de dava kısmen kabul edildiğine göre, yargılama giderlerine ve bu arada avukatlık ücretine tarafların haklılığı oranında (HUMK 417. maddesine) hükmedilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi de doğru görülmemiştir.
O halde davalı (alacaklının) bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.4.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy