(2004 S. K. m. 96, 97)
Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği biçimde reddine karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Selahattin Şekercan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Uyuşmazlık 3. kişilerin İİK. nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Davacı 3. kişiler borçlunun anne ve babası olup haciz birlikte oturdukları evde yapılmıştır. Haciz sırasında hazır bulunan anne A. V. haczedilen malların kendisine ve eşine (V.) ilişkin olduğunu söylemek suretiyle kendisi adına istihkak iddiasında bulunmuştur. İİK. nun 96/1 maddesinde istihkak iddiasının yalnızca 3. kişi ve borçlu tarafından ileri sürülebileceği öngörüldüğünden 3. kişinin haczedilen malın kendisi dışında başka bir kişiye somut olayda eşi V.'e ilişkin olduğu yolundaki sözleri geçerli bir istihkak iddiası niteliğinde değildir. Davacı V. huzurunda haciz yapılan eşi ile aynı evde oturduğundan haczi 19.8.1998 haciz gününde öğrenmiş sayılır. Malın haczini öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde istihkak iddiasında bulunmadığından aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybetmiştir. (İİK. 96/3) Süresinden sonra 28.1.1999 gününde açılan davanın süre yönünden reddi yerinde görüldüğünden davacı V. V.'ın temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı 3.kişi A. V.'ın temyizine gelince; Haciz sırasında hazır bulunan davacı (3.kişi) A. V. haczedilen malların kendisine ilişkin olduğunu bildirerek istihkak iddiasında bulunmuş ve bu suretle 7 günlük dava açma süresi durmuştur. (İİK. 96/3) bu halde İcra Müdürünce İİK. nun 97/1 maddesindeki prosedür işletilerek dosya Tetkik Merciine gönderilecek ve 7 günlük dava açma süresi Merciice verilecek takibin devamı veya ertelenmesi kararının tefhimi ve tebliğinden itibaren başlayacaktır. Ancak somut olayda olduğu gibi prosedür işletilmeden dava açılmasına kanuni bir engel mevcut değildir. Sair bir deyişle prosedür işletilmediği sürece 3. kişi her zaman istihkak davası açabileceğinden açılan davanın süresinde olduğu kabul edilerek taraf kanıtlarının toplanması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu süreden red kararı verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
O halde, davacı (3.kişi) A. V.'ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 18.05.1999 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy