(2004 S. K. m. 96, 97, 97/A) (1086 S. K. m. 38, 73, 101, 102, 103, 104, 186) (YHGK. 25.04.1984 T. 1982/1-267 E. 1984/474 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde reddine karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Uyuşmazlık İİK'nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı 3. kişinin istihkak davasına ilişkindir.
Davacının noterde satın aldığı aracın trafik kaydına konulan haczin kaldırılması isteğini içeren davası kabul edilmiştir. Ne var ki mahcuz aracın yargılama sırasında 12.2.1998 tarihinde dava dışı Şükrü Alper isimli kişiye satıldığı trafik tescil belgesi ile belirgindir.
Dava konusu araç davacı tarafından temlik edilmiş olduğuna göre devralan kişinin davalının iznine bağlı olmaksızın davacının yerine geçip onun hak ve yetkilerini kullanacağı Yargıtayın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. (HGK 22.2.1961 gün E:5/20 K.66, HGK 25.4.1984 gün E: 1/267 K: 474, 1.HD. 17.1.1995 gün ve E: 1994/3602 K:1994/143) Hal böyle olunca HUMK 186. maddesi gözetilerek aracı devralan Şükrü ... yöntemine uygun şekilde davanın özünü bildirir açıklamalı davetiye tebliğ olunarak çağrılması, geldiği ve davayı takip ettiği takdirde toplanan delillere ve oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken devir sonucu aktif dava ehliyeti kalmayan davacının huzuru ile yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde, hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
2- Öte yandan, tedbir kararlarının niteliği ve hangi durumlarda tedbir kararı verilebileceği HUMK'nun 101. ve onu izleyen maddelerinde açıklanmıştır. Kural olarak davanın esasını çözer şekilde tedbir kararı verilemez. Diğer bir deyişle davaya bakan hakim yargılama sonucu verilebilecek hükmü sağlar şekilde tedbir kararı veremeyeceğinden dava konusu aracın trafik kaydına konulan haczinin yargılama sonuçlanmadan tedbiren kaldırılmasına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir. O halde davalı (alacaklının) bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik gerek bulunmadığına temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.09.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy