(506 S. K. ek m. 5/2)
Dava: Davacı, davalılardan işveren nezdinde 1982-1997 yılları arasındaki çalışmalarnın 2098 sayılı yasa kapsamında olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ialmında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. C. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdak ikarar tespit edildi.
Dava, sigortalılık süresine işin niteliği nazara alınarak her tam yıl için yasanın belirlediği itibarı hizmet süresinin eklenmesi istemine ilişkindir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 506 sayılı yasanın ek 5/II maddesidir. Anılan maddeye göre sigortalıların itibarı hizmetten yararlanması için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur. yasanın öngördüğü birinci koşul sigortalının basım işyerinde çalışması, ikinci koşul ise II. bendin (a, b, c, d, e, f) alt bentlerinde belirtilen işleri yapmasıdır. Başka bir anlatımla, II. bendin alt bentlerinde belirtilen işleri yaparken, fiziksel dış etkenlerin ve olumsuz çalışma koşullarının da olayda ayrıca gerçekleşmesi koşuldur. Bu yönün ise davacının işyerinde yaptığı işin öncelikle saptanması ile belirleneceği yönü söz götürmez. Oysa mahkemece açıklanan doğrultuda bir saptama yapılmaksızın sonuca ulaşıldığı ortadadır. Bundan başka, yukarıda sözü geçen ek maddenin alt bentlerindeki koşulların varlığını saptamak için de kimya, tıp ve işgüvenliği dalında uzman bilirkişilerin görüşlerine başvurulmasında da yasal zorunluluk olduğu ortadadır.
Yapılacak iş davacı ile ilgili şahsi sicil dosyası işyerinden getirtilmek suretiyle davacının yaptığı iş hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin belirlenmek, buna göre bilirkişi düşüncesine başvurulma ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 4.10.1999 tarihinde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy