(506 S. K. m. 1)
Dava: Davacı, şirket ortağı ve müdürlerinden Muzaffer ...ile Dursun sigortalılıklarının geçersiz sayılmasına ilişkin Kurum işleminin iptaliyle, sigortalılıklarının devamına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı Limited Şirket adına açılan davada; şirketin işveren olarak, iki kurucu üyesini sigortalı olarak çalıştırdıklarını ve bu yönde kuruma karşı yükümlülüklerini yerine getirdiklerini ancak, Kurumun; bu kişileri sigortalı saymadığından uyuşmazlık çıkardığını belirterek, Kurum, işleminin iptali ve bu kişilerin S. Sigortalar Kanununca sigortalı sayılmasını talep etmiş, Mahkeme ise ortaklar adına şirketin dava açma yararı ve ehliyeti olmadığından davayı reddetmiştir.
Oysa, davacının, işveren sıfatı ile dava açmakta, ve hukuksal konumunun belirlenmesini istemekte, hukuksal yarar olduğu gibi, dava ehliyeti dahi bulunmaktadır. Zira 506 Sayılı Yasa; işverene, gerek işyeri ve gerekse sigortalılar yönünden birçok yükümlülük vermiş, bunların yerine getirilmemesini de yaptırıma bağlamıştır. Bu yönden, davacı ile çalıştırılan kişi arasındaki ilişki ve buna bağlı çalıştırmanın hangi sosyal güvenlik Kurumu kapsamında olacağının açıkça ortaya konması zorunludur. Dava, çalıştırılanların yasal statüsünü belirlenmesi yönünden, dava hakkını kullanmakla ilgili şahısları da davaya dahil etmek suretiyle, sonuca ulaşmak gerekirken, aksine görüşle ve işin esasına girilmeden istemin reddi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 02.03.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy