(2004 S.K. m. 96, 97)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen kararın temyizen tetkiki davacı (3. kişi) vekili tarafından istenmiş, mercice ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık 3. kişinin İİK'nin 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Merci hakimliğince, haciz 3. kişi durumundaki şirket yetkilisinin huzurunda yapılmış olmasına karşın istihkak davasının haciz tarihinden itibaren 7 günlük yasal süre geçtikten sonra açılmış olduğu gerekçesiyle süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
23.11.1999 tarihinde yapılan taşınır mal haczi sırasında hazır bulunan borçlu ve aynı zamanda davacı şirket ortağı Adem haczedilen malların davacı şirkete ait olduğunu söylemek ve bu iddiasını haciz tutanağına yazdırmak suretiyle 3. kişi durumundaki şirket lehine (İİK'nin 96/1 md.) istihkak iddiasında bulunmuştur. Yasal süresi içinde yapılan bu istihkak iddiası ile dava açma süres kesilmiştir. Alacaklı istihkak iddiasına karşı çıktığında İcra Müdürlüğü'nce İİK'nin 97. maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir. Bu prosedürün işletilmediği sürece 3. kişi davasını hacizli mal satılarak bedelinin alacaklıya ödenmesine kadar açabilir. Bu durumda, dava süresinde açıldığından, işin esasına girilerek taraf kanıtları toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde süreden red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde davacı 3. kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA) temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.2.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy