(1086 S. K. m. 9, 17) (5521 S. K. m. 5, 15)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Aralık 1990-3.6.1999 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, mahkemenin yetkisizliğine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Altan Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, nitelikçe, davalı işverenin işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerinin saptanması istemine ilişkindir. Bu yönüyle uyuşmazlığın 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'ndan kaynaklandığı tartışmasızdır. Öte yandan, davalı kurumun süresinde yetki itirazında bulunduğu davalı işverenin yetki itirazında bulunmadığı, davacının işyerinden 30.6.1999 tarihinde çıktığı giderek dava tarihinde işçi statüsünde bulunmadığı, Çiftlik ilçesinde davalı kurumun şubesinin olmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır.
Şu duruma göre uyuşmazlığın çözüm yerinin 5521 sayılı iş mahkemeleri kanununun 15. maddesinin yollamada bulunduğu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 9 ve 17. maddeleri gereğince çözümlenmesi gerektiği yönü söz götürmez.
Somut olayda, davalı Yaşar Başekin'in yetki itirazında bulunmadığı davalı kurumun bulunduğu yönü açıktır. Bu bakımdan Yaşar Başekin yönünden de davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, Çiftlik ilçesinde kurumun şubesi bulunmadığından davanın Kurumun Genel Müdürlüğünün bulunduğu Ankara veya kurum şubesinin bulunduğu yerde görülmesinin gerektiği Yargıtayın yerleşik uygulamasındandır. Davalı kurumun şubesinin davanın açıldığı Niğde'de bulunduğu da ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ve özellikle davanın niteliğine göre bu davada uygulanma yeri olmayan 5521 sayılı yasanın 5. maddesine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy