(506 S. K. m. 3) (1479 S. K. m. 24)
Dava: Davalı, 495917086 Bağ-Kur sicil numarası ile yapılan Bağ-Kur sigortalılığının ve tescilinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı 6.5.1967' den bu yana aralıklı olarak SSK sigortalısı olarak çalışmaları bulunduğunu ancak kendisinin haberi olmaksızın 19.9.1984'te Bağ-Kur'a re'sen tescil edilmiş bulunduğunu, SSK' dan yaşlılık aylığı tahsisi talep etmiş ise de Bağ-Kur sigortalısı olduğu için reddedildiğinden, kendisinden habersiz 495917086 Bağ-Kur sicil numarası ile yapılan Bağ-Kur sigortalılığının ve tescilinin iptalini istemiş olup, mahkemece de isteğin kabulüne karar verilmiştir. Ancak verilen bu hüküm dosyadaki yazılı belgelerin varlığı ve maddi hukuksal olgulara göre hatalı bulunmaktadır.
Şöyle ki, davacı ilk defa 6.5. 1967'de SSK'ya tescil edilmiştir. Aralıklı olarak 1967 ile 1999/2. dönem arası sigortalı çalışmaları hesap fişinde kayıtlıdır. Diğer yandan davacının limited şirket ortaklığından ötürü 19.9.1984'te Bağ-Kur'a re'sen tescili yapılmıştır. Yine 25.9. 1984'te K. Ticaret Odası'na adına kaydı yapılıp bu kayıt devam etmektedir. Kendi adına 25.6.1989-25.2.1994 ve 26.12.1997 halen devam eden Ga 6734 nolu vergi kaydı ile Y. İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi adına da 11.9.1984'te başlayan ve halen devam eden Ka 3921 nolu vergi kaydı mevcuttur. Bağ-Kur'a tescilini sağlayan ve davacının ismini taşıyan N. Y. İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirketin iki ortağından birisidir. İlk 5 yılda diğer ortakla birlikte, takip eden 10 yılda da tek başına şirketi temsile yetkili bulunduğu, 1.12.1997 tarihli noter tasdikli sözleşmeden anlaşılmış olup, daha sonra ortaklık el değiştirdiğinde dahi davacının hissedarlığı devam etmiştir. Bağ-Kur'a tescili ile niza yaratılan 19.9.1984 ve sonraki döneme rastlayan SSK'lı çalışmaları 1.6.1984 giriş ve 31.7.1984'te çıkış ve yine 1.11.1984 giriş ve 30.121984'te çıkış olmak üzere mevcuttur. Davacının limited şirket ortaklığından ötürü Bağ-Kur tescilinin yapıldığı 19.9.1984 tarihinde ise SSK'lı çalışması gözükmemektedir.
Böylece davacıyı Bağ-Kur bünyesine alan tescil işlemi ile 1479/24/I-d ve Il-c maddesindeki koşullara uyulmuş olunmaktadır. Halen gerek şahsı adına gerekse limited şirketteki ortaklığı nedeniyle bağımsız çalışma faaliyetleri devam ederken, bu faaliyetlerinin varlığına ilişkin vergi kaydı, oda kaydı, ticaret sicil müdürlük kayıtları mevcut iken sırf sigortalı işlerde çalışıp bu nedenle prim ödemeleri mevcut diye Bağ-Kur sigortalılığının yok sayılarak SSK sigortalılığının mevcut olduğu kamsına varılamaz. Davacının kendi adına tescilli işyerlerinin mevcudiyetine dair dosya içerisinde 25.9.1989 ve 19.8.1991 tarihli iki adet değişik adresli işyeri bildirgesi mevcuttur. Gerek bu işyerlerinin varlığı ile davacının kendi adına bağımsız ticari faaliyetleri gerekse limited şirketin ortağı olarak da bağımsız çalışmalarının süreklilik arzettiği bir dönemdeki SSK sigortalısı da olması söz konusu olamaz. SSK sigortalısı olmanın koşullarını belirleyen 506/3-k'daki engel nedeni ile de kendi adına bağımsız çalışması olup f bendi gereğince de Bağ-Kur'a aidat ödediğinden SSK sigortalısı olamaz. Limited şirketin ortakları doğal olarak Bağ-Kur'ludurlar, ortaklık durumları devam ederken SSK'lı olarak çalışmaları var ise de önce başlayan Bağ-Kur sigortalılıklarını etkilemez. Olsa olsa SSK sigortalılıklarını iptal edecek olguyu oluşturur.
Tüm bu nedenlerle dosya içerisinde bulunan davacıya ait SSK dosyasının içeriği, gerek kendi adına gerekse limited şirket ortaklığından kaynaklanan vergi kaydı, oda kaydı ve devam eden ticari faaliyetleri göz önüne alınarak ve de çifte sigortalılık Türk hukuk sisteminde yer almadığından önce başlayan sigortalılığa itibar edilmesi gerekirken ve Bağ-Kur sigortalılığının özelliği gereği yapılan faaliyetlerinin süreklilik arzeden niteliği gereği hizmet akdi gibi kesintili faaliyetlere yatkın bulunmadığından davacının Bağ-Kur sigortalılığının sırf SSK'lı prim ödemeleri mevcut diye 1479/24-I-d II-c maddesi yanlış yorumlanarak, ticaret oda kaydına istinaden re'sen Bağ-Kur sigortalısı yapıldığından bahisle Bağ-Kur sigortalısı olmadığına dair mahkemece kurulan hüküm yanlıştır.
Mahkemece yapılacak iş, dosya içerisine hüküm kurulması için yeterli yazılı belge getirtilmiş bulunduğundan, bu belgelerin niteliği değerlendirilerek davacının 19.9.1984'te başlayan ve halen devam eden limited şirket ortaklığı göz önüne alınarak Bağ-Kur üyeliğinin kalkmadığı ve kesintiye dahi uğramamış bulunduğu hususu göz önüne alınarak mahkemece bu nedenle davacının isteminin reddedilmesi gerekmekte iken, davanın kabulü şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy