(743 S. K. m. 2) (YHGK. 29.11.2000 T. 2000/21-1705 E. 2000/1750 K.)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 16.10.1982-25.10.1989 tarihleri arasında 5 günlük sigortalı çalışması ile 1.11.1989-31.12.1996 tarihleri arasında ödemiş olduğu isteğe bağlı primlerin geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, Bağ-Kurluluğunu takiben 16.10.1989 tarihinde sigortalı işe girip 5 gün çalıştığının gerçek olduğunun tespitine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmişse de, bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten davacının SSK.na bağlı zorunlu sigortalılığı olduğu dönemden çok seneler önce başlayan ev kadınlığından Bağ-Kurluluğu vardır. Davacı Bağ-Kurluluğunu takiben bir eczanede aylık 5 er gün ücret bordrosu düzenlenmek suretiyle, getir, götür işlerinde çalıştığı iddiası ile ilk sigortalılığı tesis edilmiş ve buna dayalı olarak isteğe bağlı sigortalılık başlatılarak Kurum değiştirilmek suretiyle yaşlılık aylığı bağlanması amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Dosya incelendiğinde, davacının 5 gün sigortalı gösterildiği eczaneden yaşları ilerlemiş bir çok kişinin 5-10 gün çalışma gösterilerek ilk zorunlu sosyal sigortalı olma sağlandığı görülmektedir.
Her sosyal güvenlik yasası kendi kapsamı ve alanını belirlemiş, sigortalıları kendi bünyesinde tutmak istemiştir. Kuşkusuz sistemden diğerine geçiş mümkün olup, bu geçişin muvazaa veya yapay bir geçişe, dahası, yasaya karşı hileyi amaçlayan bir olguya dayanmaması gerekir. Bu nedenlerle iddia edilen fiili çalışmanın nitelik ve kapsamı ortaya konmayan kuşkulu ve hayat deneyimlerine uygun düşmeyen olgulara dayanmak suretiyle, davacının SSK. nezdinde isteğe bağlı sigortalı olmak istemesi kabul edilemez. Yukarda açıklanan maddi ve hukuki olguları da içeren Hukuk Genel Kurulu 29.11.2000 gün 2000/21-1705-1750 sayılı kararı dikkate alınmadan reddi gereken davanın kabulü isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy