(1479 S. K. m. 24) (506 S. K. m. 3)
Davacı, Bağ-Kur sigortalısı bulunmadığının tespiti ile Kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mesut Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Davacının 4.5.1993 tarihinden itibaren SSK'na tabi zorunlu sigortalı hizmetlerinin geçerli olduğunun tespiti ile Bağ-Kur sigortalılığının iptali ve 20.1.1993-4.5.1993 tarihleri arasında Bağ-Kur'a prim borcu bulunmadığının tespitine karar verilmiş ise de Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile sonuca varılmıştır.
Davacının Fethiye Ticaret Sicil Memurluğu kaydı ile 20.1.1993 tarihinden itibaren Gökkaya A.Ş. ortağı olarak Bağ-Kur'a tescil edildiği ve 4.5.1993 tarihinden itibaren değişik işverenler tarafından 506 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı olarak primlerinin ödendiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı ile SSK'na tabi sigortalılığın çakışması halinde hangi Yasaya tabi olarak sigortalı sayılacağı noktasında toplanmaktadır. Sosyal Güvenlik Sistemimizde çifte sigortalılığa yer verilmemiştir. Kural olarak önceden başlayan ve sigortalının ekonomik hayatında baskın olan sigortalılığa geçerlilik tanımak gerekir.
Mahkemece yapılacak iş; davacı A.Ş. ortağı olarak Bağ-Kur Muğla İl Müdürlüğünce 1479 sayılı Yasa kapsamına alınarak 20.1.1993 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğu gerekçesi ile hakkında icra takibi de yapılmış olduğu gözönünde tutularak Bağ-Kur şahsi sicil dosyasını, Fethiye 2 İcra Müdürlüğünün 1999/2588 takip nolu dosyasını, Ticaret Odası ve Ticaret
sicili kayıtlarını ve ilgili A.Ş'nin nizalı dönem ile ilgili Kurumlar vergisi beyannameleri celbetmek, davacının A.Ş. kurucu ortağı ve yönetim Kurulu üyesi olan ortak olması halinde 1479 sayılı Yasanın 24 (9) maddesine göre zorunlu Bağ-Kur'lu olacağından A.Ş. ortaklarının ve çalışanlarının keza Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi hizmetleri yönünden ise işverenlerin bordrolarını celbederek çalışmaları bordrolarda geçen ve davacı ile birlikte çalışan sigortalıların bilgilerine başvurmak ve yapılacak inceleme sonucu davacının baskın sigortalılığını saptamak ve varılan sonuca göre prim ödeme belgelerini de değerlendirerek borçlu olup olmadığını da belirlemekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy