(2004 S. K. m. 96, 97)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı ( 3. Kişi ) ile davalı-alacaklı-Karşı Davacı vekillerince istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık 3. kişinin İİK.nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davası ile alacaklının İİK.nun 97/17 maddesine dayalı karşılık tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Davalı-karşı davacı alacaklı tarafından karşılık dava olarak açılan tasarrufun iptali davası hakkında merciin görev kapsamı dışında kaldığı ve yargılamayı gerektirdiğinden bahisle red kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Gerçekten İİK.'nun 97/17. maddesinde istihkak davasına karşı haczi yaptıran alacaklının bu kanunun 11. bab hükümlerine dayanarak geçici veya kesin aciz belgesi ibrazına mecbur olmaksızın karşılık dava olarak iptal davası açabileceği, her iki davada tarafların gösterecekleri tüm delillerin hakim tarafından serbestçe değerlendirileceği yazılıdır. Davalı alacaklı tarafından açılan tasarrufun iptali davası 6.6.2001 tarihli dilekçe ile "karşılık dava" olarak açılmıştır. 24.2.1954 günü E.2, K:7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da ayrıca vurgulandığı gibi, karşılık dava olarak açılan tasarrufun iptali davası Tetkik Merciince görülür. Öte yandan; bu davalar dava konusu malın aynına ilişkin olmayıp, şahsi nitelikte olduğundan; istihkak davasının kabulü, tasarrufun iptali davasının yargılama yapılmasını engel teşkil etmeyeceğinden, davalı alacaklının delillerinin serbestçe değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, temyiz edenlerin bu yönleri amaçlayan itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 29.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy