(2004 S. K. m. 96, 99)
Dava: Kararın temyizen tetkiki davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve tetkik hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık takip hukukuna ilişkin istihkak davasıdır.
Haciz, davacı ile borçlu kardeşinin birlikte bulunduğu adreste 8.12.2000 tarihinde gerçekleşmiştir. Davacı, haciz sırasında bu işyerinin ortağı bulunduğu A. İnşaat ve Ticaret Limitet Şirketine ait olduğunu bildirmiş, bu işyerini şirkete kiraladığına ilişkin kira sözleşmesi ile birlikte vergi levhası ve tapu kaydı ibraz etmiştir. Mülkiyet karinesi, İİK.'nun 97/a maddesi uyarınca borçlu, dolayısıyla alacaklı yararınadır. Davacı haciz sırasında haciz yapılan yerin ortağı olduğu şirkete ait olduğunu bildirmesine karşın, dava dilekçesinde bu malların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu ileri sürerek çelişkiye düşmüş ve bazı hacizli mallar için faturalar ibraz etmişse de bu faturalarda fatura içeriğindeki malların ayırt edici özellik ve nitelikleri (renk m2 - marka gibi) yazılı değildir. Bu sebeple her zaman istenilen kişi adına düzenlenmesi mümkün bulunan bu faturalar mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli değildir. Halı ve koltuk takımları dışında hacizli mallara ilişkin inandırıcı herhangi bir belge gösterilmemiştir. Borçlunun davacının yanında hizmetli olarak çalıştığını bildiren tanığın soyut düzeydeki anlatımı da hükme esas alınacak nitelik ve yeterlilikte değildir. Bu nedenlerle davanın reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 21.01.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy