(1479 S. K. m. 79)
Dava: Davacı 1.8.1988-1.10.1996 tarihleri arasındaki kısa süreli SSK hizmetleri dışındaki isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun ve 1.3.2001 tarihinden itibaren SSK tarafından yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalıların temyizine gelince; Davacının 1.8.1988-1.10.1996 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiş ise de bu sonuç dosyadaki bilgi ve belgelere uygun bulunmamaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa'nın 79. maddesine göre ancak ayı içinde primi yatırılmış süreler sigortalılık süresine dahil edilir ve isteğe bağlı sigortalılık diğer Sosyal güvenlik kanunlarına tabi çalışmaya başlama ile sona erer. Somut olayda ise davacı 1.8.1988 tarihinde isteğe bağlı olarak tescil edilmiş 25.5.1989 tarihinde ise 506 sayılı yasaya tabi zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başlamış ve bu tarihte isteğe bağlı sigortalılığı sona ermiştir. Davacı isteğe bağlı sigortalı olarak zorunlu sigortalı olduğu tarihe kadar primlerini ödemiş bu tarihten sonra düzenli prim ödemesinde bulunmamış ve isteğe bağlı sigortalılığın devamına ilişkin iradesini de ortaya koymamıştır. Davacının 25.5.1989 tarihinde isteğe bağlı sigortalılığı sona erdiğinden yeniden yazılı tescil talebinde bulunmaksızın 27.9.1996 tarihinde yaptığı prim ödemesi ile sigortalılık koşulları taşımadığı dönemde hizmet kazanamayacağı ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın tespite ve yaşlılık aylığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy