(2004 S. K. m. 96) (6183 S. K. m. 68)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davacı ve davalılardan Türk Ticaret Bankası ile dahili vekillerince istenmiş, merciice ilamında belirtildiği biçimde dahili davalı Vergi Dairesi aleyhine açılan davanın husumetten reddine, sair davalılar hakkındaki isteğin kabulüne karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Ç. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı 3. kişi; dava konusu araçlar üzerine davalı alacaklılar tarafından farklı takip dosyaları ile konulan haczin kaldırılmasını talep etmiş merciice davanın kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç doğru değildir.
1- Alacaklılardan Nazilli Vergi Dairesi tarafından 6183 sayılı kanuna göre yapılan haciz sebebiyle açılan istihkak davasında 6183 sayılı Yasa'nın 68. maddesindeki bu yasadan doğan istihkak davalarına haczi yapan tahsil dairesinin bulunduğu yerdeki mahkeme yetkilidir hükmü gereği görevli mahkeme Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu halde davacı 3. kişi tarafından davalı alacaklı Nazilli Vergi Dairesi aleyhine açılan istihkak davasının sair alacaklılar aleyhine açılan istihkak davasından ayrılarak ayrı esasa kaydedilmesinden sonra; Vergi Dairesi aleyhine açılan dava yönünden görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı biçimde usul ve kanuna aykırıdır.
2- 1996/2119 sayılı takip dosyasında; davacı 3. kişinin istihkak davası üzerine İcra Müdürlüğünce İİK. nun 96/2. maddesi uyarınca düzenlenen 3. kişinin istihkak davasına karşı itirazı varsa 3 gün içerisinde bildirilmesi uyarısını içeren örnek 60 no.lu varaka davalı alacaklı vekiline 1.8.1996 gününde tebliğ edilmiş olmasına karşın davalı 3 günlük kanuni süre içinde itirazda bulunmadığında İİK. nun 96/2. cümle gereğince istihkak davasını kabul etmiş sayılacağından; davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığından davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi de hatalıdır.
3- 1996/2078 sayılı takip dosyası yönünden ise; davacı 3. kişi dava dilekçesinde bu takip dosyası üzerinden konulan haczin kaldırılmasını da talep ettiği halde; merciice bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de usul ve kanuna aykırıdır.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy