(506 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 275) (818 S. K. m. 41, 49)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hacer Pat tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi zararının ödetilmesine karar verilmesini istemiş ve davanın reddine dair verilen hüküm dairemizin 27.9.2001 gün 2001/6380-2001/6203 sayılı ilamında belirtildiği üzere bozulmuştur. Mahkemece oluşturulan yeni hükümde bozma doğrultusunda işlem yapılmadan sonuca gidildiği ve davanın reddine karar verildiği anlaşılmış olup bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Gerçekten, zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının tazminatının hesabında hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretin esas alınması zorunludur. Öte yandan asgari ücret kamu düzenine yönelik olduğundan, hakim bu hususu re'sen nazara almakla yükümlüdür. Oysa mahkemece kesinleşen dosyada esas alınan hesap raporundaki davacı yönünden ek dava konusu yapılan miktardan tahsisler indirilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Yapılacak iş hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücrette ki artış miktarı nazara alınarak yeniden hak sahiplerinin tazminatını belirlemek ve belirlenen bu zarardan en son katsayı ile hak sahiplerinin gelirlerinde yapılan artışlar indirilmek ve kesinleşen dosyadaki hesap raporunda belirlenen ve ek dava konusu yapılan miktarı geçmemek üzere karar vermekten ibarettir.
2- HUMK.nun 275. maddesinde açıklandığı üzere, hakim çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Yargıtay HGK.nun 21.3.1990 tarih ve E: 1990/4-92, K: 1990/192 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, hakim tarafından destek kaybının belirlenmesi hususu bu hesabın çok ayrıntılı ve teknik hesaplamaları gerektirdiğinden kabul edilmediği de açıktır. Kaldı ki Hakim tarafından yapılan hesap raporu ve verileri ile Peşin Sermaye Değeri verileri de eski tarihli olarak alınmıştır.
Mahkemenin belirtilen maddi ve hukuksal olguları dikkate almadan ve bozma ilamı gereğince işlem yapmadan sonuca gitmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 6.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy