(1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı, 8.247.085.600. TL ilaç bedelinin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Dava, Bağ-Kur emekli sigortalısı olan davacının eşi için aldığı ilaçların bedelinin kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı belirgin olarak Bağ-Kur Sağlık Sigortası Yardımları Yönetmeliği'nin 17. maddesidir. Anılan maddede, sigortalıların ve hak sahiplerinin ilaç bedellerinin ödenmesi için izlenmesi gereken prosedür açıklanmıştır. Dava konusu olayda, sözü edilen maddede öngörülen prosedürün uygulanıp uygulanmadığı belli değildir. Öte yandan, bu hususun doğrudan tıp ilmini ilgilendirmesi nedeniyle konusunda uzman tıp doktoru, eczacı ve hukukçu bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinin görüşlerine başvurulmasında yasal zorunluluk olduğu ortadadır. Oysa hükme dayanak yapılan raporun yukarıda nitelikleri belirtilen bilirkişiler tarafından düzenlenmediği açıktır. Hal böyle olunca anılan raporun hükme dayanak yapılacak nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak iş, Bağ-Kur Sağlık Sigortası Yardımları Yönetmeliği'nin 17. maddesinde ilaç bedellerinin ödenmesi için öngörülen prosedüre uyulup uyulmadığı saptanmak, eczacı, hukukçu ve tıp konularında uzman bilirkişilerden rapor alınmak, anılan rapor mevcut delillerle birlikte değerlendirilmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.07.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy