(506 S. K. m. 60)
Dava: Davacı, emekliliğe hak kazandığının tespitiyle, emekliliğe hak kazandığı 19.6.2001 tarihinden itibaren birikmiş emekli aylıklarının faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurumlar vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve davalı SSK. Gen. Müd. Vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Davalı Bağ-Kur'un tüm, davalı SSK'nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, tahsise hak kazandığının tespiti ile birikmiş aylıkların yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen 25.12.2002 günlü karar, Dairemize ait 14.4.2003 gün ve 2003/2057-3341 sayılı ilamı ile bozulmuş ise de, bozmaya uyan mahkemece bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Mahkemece bozma ilamına uygun olarak, birikmiş aylıkların davalı SSK'dan, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin Davalı Bağ-Kur'dan tahsili ile davacıya verilmesine ilişkin karar yerinde ise de, Bozma ilamının aksine, birikmiş aylıkların "yasal faizinin" de birikmiş aylıklarla birlikte davalı SSK'dan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yapılacak iş, sadece birikmiş aylıkların davalı SSK'dan; yargılama gideri ve avukatlık ücretinin ve birikmiş aylıkların "yasal faizinin" ise davalı Bağ-Kur'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy