(2926 S. K. m. 6, 10)
Dava : Davacı, 1.10.1998 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalılığının sona erdiğinin tespitine, 1.6.2002 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa hükümlerine göre yaşlılık aylığı bağlanmasına ve aylıkların faizleriyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 1.10.1998 tarihi itibariyle Bağ-Kur sigortalılığının sona erdiği ve 1.6.2002 tarihi itibariyle SSK'da aylık bağlanması istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan inceleme de, terk formunda Ziraat Odası kaydının 30.9.1998 tarihi itibariyle sona erdiği belirtilmiş ise de, yargılama sırasında Ziraat Odasından gelen yazıdan kaydın 2001'de sona erdiği bildirilmiştir.İki yazı arasında çelişki olduğu görülmekle yeniden Oda'dan çelişkinin giderilmesi istenmiş, daha sonra odadan gelen yazıdan kaydın 30.9.1998 tarihinde silindiği bildirilmiş ve ancak kaydın silindiğini gösterir karar defteri sunulmamıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanunun 6. ve 10. maddesinde Tarım Bağ-Kur sigortalılık için gerekli kayıt ve koşullar belirlenmiştir. Buna göre, davacı adına kayıtlı arazi bulunup bulunmadığı tapu dairesinden ve belediye emlak bürosundan sorulmalı ayrıca fiilen tarımla iştigal edip etmediği hususunda istem döneminde görevli köy muhtar ve azalarının tanık olarak beyanlarına başvurulmalı ayrıca Ziraat Odası kaydının sona erişini gösterir taraf defteri celbedilmeli ve toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Davacının 1.11.1998 tarihi itibariyle SSK isteğe bağlı sigortalılığın başladığı 1.11.1998-Mayıs 2002 tarihleri arasına ilişkin prim ödemelerinin 2002 yılında yapıldığı anlaşılmakla; Yargıtay H.G.K.'nun 2002/21-1062 E., 2002/1098 K. sayılı ve 25.12.2002 tarihli kararı gereğince, primlerin gecikmeli olarak yatırılıp, davalı kurumun geriye yönelik olarak primleri tahsil etmesinin davacı yararına kazanılmış hak teşkil etmeyeceği ortada olup, bu sürenin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak kabulü mümkün değildir. SSK isteğe bağlı sigortalılığın iptali durumunda ise, 506 sayılı Kanunun 60. maddesi gereğince davacı lehine aylık koşullarının oluşmadığı da ortadadır.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy