(1479 S. K. m. 39)
Davacı, 6.7.1988-20.9.1991 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ve Tetkik Hakimi D. Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava, 1988-1991 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Yapılan incelemede, davacının 1988 itibariyle Bağ-Kur'a tescilinin yapılıp 1988-1991 arası vergi kaydı bulunduğu açıktır. Davacı, 1993 yılında yaşı itibariyle aylık bağlanmasının mümkün olamayacağından bahisle, yatırmış olduğu primlerin toptan iadesini talep etmiştir. Daha sonra davacıya iade yapılıp yapılmayacağı konusunda tebligat yapılmamıştır. Dava açıldıktan sonra davalı kurum gecikme zammı ve sağlık primlerinin toplamının yatırılan prime tekabül ettiğinden davacıya primlerin toptan iadesinin mümkün olmadığını bildirmiştir.
Primlerin toptan iadesinin düzenlendiği 1479 sayılı Kanunun 39. maddesinde gecikme zamlarının ve sağlık primlerinin, yatırılan primlerden mahsup, edileceği hususunda bir düzenleme mevcut değildir. Kaldı ki, davacıya sağlık-karnesi verilip sağlık yardımı yapıldığına ilişkin davalı Kurum tarafından delilde ibraz edilememiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, toptan iadesi gereken primlerin kanuna aykırı olarak davacıya iade edilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının 1988-1991 tarihi arasındaki Bağ-Kurluluğunun geçerli olmadığından söz etmek usul ve yasaya, sosyal güvenlik anlayışına aykırı olup, mahkemece aksi yönde hüküm tesisi bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy