(1479 S. K. Ek. m. 12, Ek. m.14)
Davacı her ne kadar 29.4.2002 tarihi itibariyle isteğe bağlı sigortalılığının durdurulmasını istemiş ise de, daha sonra 21.1.2003 ile 28.5.2003 arası süreye ilişkin primleri yatırmakla isteğe bağlı sigortalı olma yönündeki iradesini açıkça ortaya koymuş olup, primi ödenen sürelerin isteğe bağlı sigortalı olarak kabulü gerektiği artık söz götürmez.
Dava: Dava, davacının sağlık yardımlarından yararlanması gerektiğinin tespitine ilişkindir. Mahkemece davacının 1989 tarihinde başlayan Bağ-Kur isteğe bağlı sigortalılığının kendi isteği üzerine 29.4.2002 tarihinde sona erdiğini bu tarihten sonra 21.1.2003 tarihine kadar prim ödemesinin bulunmadığını, isteğe bağlı sigortalılığını kendi isteğiyle sona erdiren kişiler yönünden var olmayan sigortalılığın ihyasının mümkün olamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Yapılan incelemede; davacının 1989 itibariyle başlayan İsteğe Bağlı Sigortalılığı'nın kendi isteği üzerine 29.4.2002 tarihi itibariyle durdurulduğu, daha sonra 21.1.2003 ile 28.5.2003 tarihleri arasında düzenli olarak prim ödediği anlaşılmaktadır. Davalı Kurum, 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği isteğe Bağlı Sigortalıların sağlık yardımından yararlanmayacağından ve ayrıca isteğe Bağlı Sigortalılığın devam etmemesi nedeniyle davacının sağlık yardımından yararlanamayacağına karar vermiştir.
Karar: İsteğe Bağlı Sigortalıların sağlık yardımlarından yararlanamayacağına dair 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olduğundan olayımızda söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamenin uygulanması mümkün değildir. Öte yandan 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasanın geçici 23. maddesi hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olmak için talepte bulunmadan sigorta ve sağlık sigorta primlerini ödemiş olup ödemeleri isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilenler bu Kanun Hükümleri çerçevesinde sağlık sigortası yardımlarından yararlanabilirler.
Davacı her ne kadar 29.4.2002 tarihi itibariyle isteğe bağlı sigortalılığının durdurulmasını istemiş ise de, daha sonra 21.1.2003 ile 28.5.2003 arası süreye ilişkin primleri yatırmakla isteğe bağlı sigortalı olma yönündeki iradesini açıkça ortaya koymuş olup, primi ödenen sürelerin isteğe bağlı sigortalı olarak kabulü gerektiği artık söz götürmez.
Öte yandan, yürürlük tarihi 8.8.2001 olan 4956 sayılı Kanunun 38. maddesi ile değişik 1479 sayılı Kanunun Ek.12. maddesinde belirtilen "bu kanuna göre ilk defa sigortalı olanların sağlık yardımlarından yararlanmaları, en az sekiz ay, yeniden sigortalı olanların ise en az 4 ay eksiksiz sağlık sigortası ödemiş olmaları, sağlık ve sigorta prim borcu bulunmaması şarttır" hükmü içermektedir. Yine 1479 sayılı Kanunun Ek. 14. maddesi gereğince; sigortalının sigortalılık vasfını kaybettiği tarihten itibaren 90 gün içinde meydana gelecek hastalık hallerinde de devam eder. Bu durumda, 29.4.2002 tarihinden ve 28.5.2003 tarihinden itibaren 90 gün süre ile veya belirtilen 90 gün içinde hastalığın oluşması halinde hastalığın iyileşmesine kadar hastalık sigortası yardımlarından yararlandırılması gerektiği sonucuna varmak gerekirken aksi yönde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.12.2003 gününde karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy