(5521 S. K. m. 1) (506 S. K. m. 11)
Dava : Davacı, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, mahkemenin görevsizliğine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, murisi Naime'nin iş kazası sonrası ölümü nedeni ile maddi ve manevi tazminatlarının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, olayın iş kazası olmadığı, bu nedenle iş akdine dayalı tazminat değil, genel hükümlere göre işverenin sorumluluğunun belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Gerçekten iş mahkemelerinin görev alanı 5521 sayılı Yasanın 1. maddesinde açıkça gösterilmiştir. Buna göre; İş Kanununda işçi sayılan kimselerle, işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hukuksal uyuşmazlıkların çözülmesi iş mahkemelerinin görevine girer. Dava konusu olayda davacının murisi ile işveren davalı arasındaki ilişkinin iş akdi yani hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, murisin davalının sigortalı işçisi olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Bu halde uyuşmazlığın yukarıda belirtilen yasa kapsamında mahkemece çözülmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi yerinde değildir.
Mahkemece yapılacak iş; işin esasına geçilerek, öncelikle olayın 506 sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamında iş kazası olup olmadığının tespiti için,
Sosyal Sigortalar Kurumunu da yöntemince davaya dahil ederek olayın niteliğine göre gerekli inceleme ve araştırmaları yapmak, alınan raporlar, toplanan deliller ile varılan sonuç uyarınca bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki esaslar dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy