(1479 S. K. m. 35)
Dava: Davacı davalı Kurum işleminin iptaliyle borçlu olmadığının tespitine ve 1.10.2002 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı şartları oluşmadığından aylık bağlanma işleminin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile kesilen aylıkların kesilme tarihi itibariyle yeniden ödenmesi gerektiğinin tespitini yada yeniden tahsis talebi aranmaksızın şartların oluştuğu 1.10.2002 tarihinden itibaren yeniden yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile iptal işleminden yeniden aylık bağlanma tarihi arasında geçen sürede Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı ile ödenen aylıkların Kurum tarafından geri istenemeyeceğinin tespitini istemiştir.
İstem, hükümde belirtildiği şekilde kısmen kabul edilmişse de bu sonuç usul ve yasaya uygun olmamıştır.
Mahkemece 1.11.2002 tarihinden itibaren aylık bağlanmasına karar verilmişse de 1479 sayılı Yasa'nın 35. maddesi gereğince yaşlılık aylığına hak kazanabilmek için tüm prim borçlarını ödemiş olması gerekmektedir. Bu hususta davacının prim borcu bulunup bulunmadığına ilişkin dosyada bir bilgi bulunmamaktadır. Bu hususun araştırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirdi. Öte yandan, mahkemece kurum tarafından davacıya 1.11. 2002 tarihine kadar ödenen yaşlılık aylıklarının geri alınıp alınmayacağı konusunda olumlu yada olumsuz herhangi bir karar da verilmemiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında yasal dayanağı olmadan ödenen bu aylıkların geri alınabileceği kuşkusuzdur.
Bu durumda yukarıda belirtilen hususlar üzerinde durulup araştırma yapılarak sonuca gitmek gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy