(506 S. K. m. 80/10, Ek m. 42)
Dava: Davacı, davalı Kuruma borcu olmadığının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.2.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat Orhan ile karşı taraf vekili İlhan geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi B.Mustafa tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tespit edildi:
Karar: Dava nitelikçe kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinde doğal afet ( deprem ) nedeniyle ertelenen prim borçlarına ertelenen dönemde gecikme zammı ve gecikme zammına da faiz uygulanamayacağının tespiti istemine ilişkindir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağının 506 sayılı Yasanın 80/9. ve ek 42. maddeleri olduğu açıktır. Taraflar arasında ödeme emrine konu prim borcu konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık ek 42. maddeye göre ertelenen primlerin ödenmemesi nedeniyle gecikme zammının borcun doğum tarihinden mi, yoksa ertelemenin sona erdiği tarihten mi başlayacağı, diğer bir deyişle ertelenen süreyi de kapsayacak biçimde gecikme zammı istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 506 sayılı yasanın ek 42. maddesinde ki düzenlemeye göre "Genel hayatı etkileyen afetler nedeniyle, afet bölgesindeki il ve ilçelerde doğrudan yada dolaylı olarak zarar gören işverenlerle, sigortalı ve hak sahiplerinin bu kanuna göre vermekle yükümlü oldukları belgelerin verilme süreleri ile ödenmesi gereken primlerin ve sosyal yardım zammı borçlarının ödeme sürelerini bu kanundaki sürelere bağlı kalmaksızın afet belgesindeki şartları ve gelişmeleri gözözünde tutarak belirlemeye ve ertelemeye kurum yönetim kurulu yetkilidir." Öte yandan 506 sayılı Yasanın 80/10. maddesinde de "prim borcunun ertelendiği bu sürede ertelenen kısıma gecikme zammının uygulanmayacağı "hükme bağlanmıştır. Bu duruma göre kurum yönetim kurulunun kararı ile ertelenen süreyi de kapsayacak biçimde gecikme zammı tahakkuk ettirilerek ödeme emri düzenlenmesi giderek faiz talebi isabetsizdir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle davanın menfi tespit davası olduğu takip hukukundaki kesinleşmenin menfi tespit davası açılmasına engel olmayacağı gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 375.000.000 lira duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy