(2004 S. K. m. 44, 99) (818 S. K. m. 179)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Uyuşmazlık İİK. nun 99. maddesi uyarınca alacaklı tarafından açılan 3. kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
Mahkemece haciz adresinin borçluyla ilgisinin saptanmadığı ve malın borçlu tarafından hacizden önce davacıya satıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç doğru değildir.
Gerçekten borçlu tacirin işletmesinin önemli bir unsurunu oluşturan boya fırınını ödeme emri tebliğinden sonra alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla davalı 3. kişiye devrettiği ve alıcının da borçlunun borca batık durumunu bilerek bu malı satın aldığı tanık anlatımları ve dosyadaki belgelerden anlaşıldığından danışığa dayalı istihkak iddiasının dinlenemeyeceği açıkça ortadadır.
Bundan başka, borçlu tarafından 3. kişiye devredilen malın ticari işletmenin büyük bir kısmını oluşturması sebebiyle olayda İİK. nun 44. maddesinin uygulanması gerektiğinin kabulü de yasal bir zorunluluktur. Tacirin işini terkden maksat sadece işyerini kapatması değildir. İş yerini kapatmak için işini tasfiye etmeden işyerinin önemli unsurunu oluşturan mallarını elden çıkartması da ticareti terk anlamındadır. Dairemizin giderek Yargıtayın yerleşik uygulamaları da bu yöndedir. Borçlu ile davalı arasındaki ilişki ticari işletme devri niteliğinde bulunduğundan İİK. nun 44 ve BK.nun 179. maddesinde öngörülen koşulların yerine getirildiği iddia ve isbat edilmemiştir. Borçlunun devri kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirerek ilan ettiği ve mal beyanı verdiğine ilişkin dosyada hiçbir kanıt yoktur. Bu durumda devri alacaklının haklarını etkilemeyeceği gibi devralan davalıda BK.nun 179. maddesi gereği işletmenin borçlarından sorumlu bulunduğundan alacaklı tarafından açılan davanın kabulü gerekirken reddi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davacı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy