(818 S. K. m. 46) (506 S. K. m. 11, 12, 15)
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 25.000.000.000 lira maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.22004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Avukat R. Tat ile karşı taraf vekili Ç. Mert geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi B. Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1- Zararlandırıcı sigorta olayı sonucu %12,1 oranında meslekte kazanma güç kaybına uğradığı anlaşılan sigortalının 14.11.1995 günü işyerinde MPM 3150 presin kalıplarının değişimi sırasında sol el birinci parmağının kalıp arasında kalarak ezilmesi sonucu yaralandığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davanın niteliği göz önünde tutularak yargılaması süren dosyada kusurun aidiyeti ve oranları belirleyerek sonuca gidilmek gerekirken derdest olan rücu dosyasında düzenlenen ve davalı işveren tarafından da kabul edilmeyen kusur raporuna itibar edilmek suretiyle hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
2- Asgari ücretin ve TİS'in uygulanması kamu düzeniyle ilgili olup, talep olmasa dahi kendiliğinden gözönünde tutulması zorunludur. Dosya içerisinde mevcut son TİS'in 31.8.2002'de sona ermesine göre, takip eden dönem için imzalanan TİS celbedilerek gerçek ücretin tazminatın hesabında esas alınması gerekirken, varsayıma dayalı olarak belirlenen ücrete göre tazminatın hesaplanması isabetsiz olduğu gibi davacının yaşının hatalı değerlendirilerek işleyecek dönem zararının 5 ay fazla hesaplanmak suretiyle tazminatın fazla belirlenmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, davalı yararına takdir edilen 375.000.000 lira duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 19.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy