(1086 S. K. m. 438) (6183 S. K. m. 48)
Dava: Davacı, Kurum tarafından gönderilen 2001/4138 takip nolu ödeme emrinin iptaliyle, borcun kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine ve Tetkik Hakimi N. M. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurumun tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Davacının vadesine kadar ödenmeyen tüm borçlarının 6183 Sayılı Yasanın 48. maddesi uyarınca tecil ve taksitlendirmeye tabi tutulmasına karşın taksitlendirilen borç miktarı kapsamında kaldığı çekişmesiz olan davacı Belediyenin işyerine ait 15.10-14.11.2000 dönemi işsizlik sigortası prim borcu nedeniyle tebliğ edilen 2001/4138 takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonucunda, taraflar arasındaki taksitlendirme işleminin 6183 sayılı yasa uyarınca takip yapılmasına engel oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının, 6183 Sayılı Yasa uyarınca yaptığı başvurusunun kabulü üzerine 14.03.2001 tarihine kadarki borçlarının takside bağlandığı ve iptali istenen ödeme emrine konu borcun da anılan borç kapsamında olduğu, tarafların beyanı ve dosya içeriğindeki belgelerle sabittir. Davacının, taksitlendirme işlemi uyarınca yükümlülüklerini yerine getirmekte olduğu, buna karşın tecil ve takside bağlama işlemi sonrasında aynı borç için ödeme emrinin tebliğinde hukukça korunmaya değer bir yarar bulunmadığı gibi, 6183 Sayılı Yasanın ikinci kısmının birinci bölümünde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağı için öngörülmüş olan cebren tahsil işlemine ilişkin yasal koşulların gerçekleşmediği bu nedenle de dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy