(506 S. K. m. 79)
Davacı davalılardan işverene ait işyerinde 9.6.1995 - 27.4.2000 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, davalı işverene ait otobüs işletmesi işyerinde 9.6.1995 - 27.4.2000 tarihleri arasında hizmet akdiyle aralıksız çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Gerçekten, bu tür hizmet tesbitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın gederek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/8. maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki, bu tür kanıtların bulunmaması salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Somut olayda davacının, işverene ait otobüslerde şoför olarak çalıştığı, şehirlerarası seferlere çıktığı sırada bu nedenle otogara giriş-çıkış yaptığı, iş ilişkisini bilen davacı tanıklarının anlatımları, davacının şoförlüğünü yaptığı otobüslerin takograf kayıtları ile Emniyet Müdürlüğünün yazısından anlaşılmaktadır. Mahkemece hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının sadece 10.11.1998 - 14.12.2000 tarihleri arasında takograf kayıtlarında görünen 218 günlük çalışmasının tespitine karar verilmiştir. Oysa yapılan işin uzun yol şoförlüğü olduğu ve mahiyeti gereği aralıklarla yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla uzun yol şoförünün istirahat etmeden sürekli araç kullanmasının fiziken olanaksız olduğu açık-seçik ortadadır.
Mahkemece yapılacak iş, yukarıdaki maddi ve hukuksal olgular nazara alınarak, davacının tespitini istediği dönemle çakışan dava dışı işyerindeki çalışmaları dışlandıktan sonra kalan sürede davacının davalı işverene ait işyerinde aralıksız çalıştığının tespitine karar vermekten ibarettir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine, 07.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy