(1479 S. K. m. 28, 56)
Davacı emeklilik için yaptığı müracaatın geçerli sayılarak aylık bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. Pat tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Dava, nitelikçe çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiğinin ve malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tesbiti ile Kurumun sataşmasının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, Konya Numune Hastanesinin Sağlık Kurulu Raporuna dayanılarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç yerinde değildir.
Gerçekten davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 28 ve 56 maddeleridir. Somut olayda, davacının 14.4.1998de malulen emekli olmak için Kuruma başvurduğu, Kurumca talebinin 1479 sayılı Yasanın 28/1 maddesi gereğince reddedilmesi üzerine bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Görülmekte olan bu davada itiraz değerlendirilerek Sosyal Sigortalar Kurumu Yüksel Sağlık Kurulundan rapor istenmiş, kurul tarafından aynı tarihli iki farklı rapor düzenlenmek suretiyle cevap verilmiştir. Mahkemece, davacının maluliyetinin belirlenebilmesi için yeniden hastane raporu istenen 6.3.2002 gün ve 18/669 sayılı Kurul raporu gereğince işlem yapılması yerinde ise de bu yazı sonrasında alınan Konya Numune Hastanesinin 20.12.2002 günlü Sağlık Kurulu raporu gereğince yazılı şekilde hüküm kurulması 1479 sayılı Yasanın 56. maddesine aykırı olup yerinde değildir.
Mahkemece yapılacak iş; 1479 sayılı Yasanın 56/3 maddesi gereğince Konya Numune Hastanesinin düzenlendiği son rapora diyeceği Kurumdan sorulmak, aksine cevap verildiğinde anılan Yasanın 56/4. maddesinde öngörülen prosedür gereğince Sosyal Sigortalar Kurumu Yüksek Sağlık Kurulundan rapor almak, giderek itirazın Adli Tıp Genel Kurulunda değerlendirilmesini sağlamak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy