(2004 S. K. m. 96, 97/a)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı ( alacaklı ) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık 3.kişinin İİK'nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Davacı 3.kişi şirket hacizli taşınır malların şirkete ait olduğunu, borçlu ortağın borcundan dolayı şirket malının haczedilemeyeceğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını istemiştir.
Dava konusu menkuller, 3.kişi şirket ile bu şirketin ortağı ve müdürü olan borçlunun birlikte bulundukları işyeri adresinde haczedilmiştir. Bu durumda İİK'nun 97/a maddesi uyarınca mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğundan, hacizli mallar borçlunun sayılır. Bu yasal karinenin aksinin, ileri süren 3.kişi tarafından kanıtlanması gerekir. Her ne kadar haciz yapılan yerin 3.kişi şirkete ait olduğu iddia edilmişse de davacı şirketin ana sözleşmesinde davalı borçlunun şirketin % 50 hissedarı olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan haczedilen malların mülkiyetinin davacı şirkete ait olduğu yolunda vergi levhası dışında başka bir yazılı belge de ibraz edilmemiştir. Vergi levhası ise tek başına yasal karinenin aksini ispata yeterli belgelerden değildir.
Bu nedenle, davacı 3. kişinin davasının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy