(506 S. K. m. 80) (6183 S. K. m. 47, 48) (765 S. K. m. 61, 78, 493/1, 258)
Davacı, Kurum işleminin iptaliyle, tahakkuk ettirilen faizlerin ana paraya ilave edilmesinin yasal olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine ... gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Uyuşmazlık, prim borcu ve fer'ilerinin tecili halinde, tecil kapsamındaki ödemelerin hangi alacaklardan mahsup edileceği noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, tecil kapsamındaki taksit ödemelerinin prim aslından mahsubunun yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 80/4. maddesi gereğince, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 21.07.1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. 6183 sayılı Kanun'un "ödemenin mahsup edileceği alacaklar" başlıklı ve 01.01.1999 yürürlük tarihli değişik 47. maddesinde ise, amme alacağına karşılık yapılan ödemelerin alacak aslı ve fer'ilerinin tamamını karşılamaması halinde, mahsubun alacağın asıl ve fer'ilerine orantılı olarak yapılacağı öngörülmüştür. Aynı Yasanın tecil ile ilgili 48. maddesinde de, tecilin şartları ve tecile salahiyetli makamlarca tespit olunacağı hükme bağlanmıştır. Nitekim, söz konusu madde çerçevesinde, Sosyal Sigortalar Kurumunca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kullanılacak yetkilerin usul ve esasları hakkında Yönetmelikte de tecile ilişkin hükümler yer almıştır. Anılan Yönetmeliğin 09.02.2000 tarihinde yürürlüğe giren 12. maddesinin değişik 3. fıkrası, tecilde ödemelerin mahsubuna ilişkin 6183 sayılı Yasanın 47. maddesine paralel hüküm getirmiş ve tecilde ödemelerin borç aslı ve fer'ilerine orantılı olarak mahsup edileceğini öngörmüştür. Hal böyle olunca, mahkemece tecil kapsamındaki taksit ödemelerinin borç aslı ve fer'ilerine orantılı mahsubunun yapılması gerektiğinin tespitine karar yerilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy