(1086 S. K. m. 73) (2709 S. K. m. 36)
Davacılar, murisinin davalılardan işverene ait işyerinde 9.4.1989-12.2.1999 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi ve davalılardan M. Kalemoğlu vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine ve Tetkik Hakimi Zehra A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Mahkemece davalılardan SSK'ya dava dilekçesi ve davetiye tebliğ edilmeden dava sonuçlandırılmıştır.
HUMK'nun 73.maddesinin açık hükmüne göre mahkeme Yasada gösterilen belirli durumlar ayrık olmak üzere, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için yasaya uygun şekilde davet etmeden hükmünü veremez.
Bu nedenle adı geçen davalıya Anayasanın (36) maddesinde de açıklanan savunma hakkını kullanabilmesi için dava dilekçesi ve davetiyenin Tebligat Yasası ve ilgili Tüzük hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilmesi zorunludur. Kamu düzenine ilişkin bu yönün gözardı edilerek davalı SSK'nun yokluğunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer itirazların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy