(506 S. K. m. 60, 81)
Davacı davalılardan işverene ait işyerinde 1.10.1970-18.6.1980 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine ve bu sürelerin 7.683.793 sigorta sicil numaralı hizmetlerinden sayılarak 1.10.2001 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hacer Pat tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Davacı, 1.10.1970-18.6.1980 tarihleri arasındaki hizmetinin tesbiti ile 25.9.2001 günlü tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitini istemiştir.
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş ise de; davacıya 1.10.2001'den itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasının tesbitine ilişkin hüküm yerinde değildir.
Gerçekten, dava konusu iki isteme dayalıdır. Davacı sigortalı işverence Kuruma bildirilmeyen 1589 günlük sürenin tesbiti ile birlikte kendisine 2001 yılından itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasını talep etmiştir. Mahkemenin Kuruma bildirilmeyen ve primi ödenmeyen sürenin tesbitine ilişkin istemi kabul etmesi yerindedir. Ne var ki dava tarihinde yaşlılık aylığı koşullarının oluşup oluşmadığı henüz belli değildir. Yaşlılık aylığına ilişkin davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın geçici 81. maddesinin A bendi gereğince aynı Yasa'nın 60/A-C bendine göre 25 yıl sigortalılık koşulu ile birlikte 5000 gün prim ödeme koşulu bulunmamaktadır. Davacı belirtilen koşullarda 5000 günlük prim ödeme koşulunu yerine getirmemiştir. Bu davanın kesinleşmesi sonucu tesbit edilen eski sürelerin kesinleşip primlerinin ödendikten sonra ancak yaşlılık aylığı koşulları oluşacaktır. Mahkemenin bilirkişi raporunda gösterdiği biçimde ve tesbitine karar verilip henüz primleri ödenmeyen 1589 günlük sürenin dahi primleri ödenmiş gibi kabul edilip ve 5115 günlük çalışmayı primli çalışma olarak kabul etmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy