(1479 S. K. m. 46)
Dava: Davacı, murisi Halil T.'nin ölümü üzerine bağlanan yaşlılık aylığının haksız kesilmesi nedeni ile yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyizine gelince;
Davacının eşi Halil T., 16.11.1987 tarihinde vefat etmesi nedeniyle davacıya 1.12.1987 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmıştır. Davacı, 2.9.1988 tarihinde ikinci evlilik yapmış, ikinci eşinden de 7.7.1989 tarihinde boşanmıştır.
Mahkemece davacının ölüm aylığı aldığı sırada yeniden evlendiği, 2.9.1988 tarihi ile boşandığı 7.7.1989 tarihleri arasında aldığı maaşları Kurum'a geri ödemesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi yerindedir. Ancak 1989-1.11.2002 tarihleri arasındaki ölüm aylıklarının iadesine karar verilmesi usul ve Yasa'ya uygun değildir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa'nın 46.maddesine göre sigortalının dul eşi evlenirse aylığı kesilir. Aylığın kesilmesine yol açan evlenme son bulunca aylık yeniden bağlanır somut olayda ise davacı 2.9.1988 tarihinde evlendiği ve 7.7.1989 tarihinde boşandığına göre sadece bu dönem için yersiz ödenen aylıklar söz konusudur. Davacıya boşanma tarihinden Şubat/2002 tarihine kadarda fiilen aylık ödendiği anlaşılmaktadır. 1479 sayılı Yasa'nın 58.maddesi hükmüne göre de peşin ödenen aylıklar durum değişikliği veya ölüm hallerinde geri alınmaz. Davacıya aylıkların fiilen ödendiği gözönünde tutulmaksızın olayda uygulama yeri bulunmayan 1479 sayılı Yasa'nın 43/5.maddesi ile yeniden tahsis talebinde bulunulmadığı gerekçesi ile davacının yasal olarak hak sahibi olduğu 7.7.1989-1.11.2002 dönemi aylıklarının iadesine karar verilmesi usul ve Yasa'ya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 05.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy