(506 S. K. m. 85/A-b)
Dava: Davacı, 29.11.1994-30.11.1994 tarihleri arasındaki iki gün süreyle işçi olarak geçen ve isteğe bağlı sigortalılığına da temel teşkil eden çalışma süresinin tespitiyle, davalı Kurumun bu çalışma süresine ilişkin iptal işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Dava, Kurumca iptal edilen, davacıya ait 29.11.1994-30.11.1994 tarihleri arası SSK zorunlu sigortalı çalışmasının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bu istem hakkında hüküm kısmında açıkça karar verilmeyerek, sadece 4 yıldan fazla isteğe bağlı sigorta primi tahsil edildikten sonra davacının fiilen çalışmadığından bahisle isteğe bağlı sigortalı olma işleminin iptalinin Hukuk kuralları ve Sosyal Devlet ilkelerine aykırı olduğundan iptaline ve isteğe bağlı sigortalılığının geçerli sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Yapılan inceleme de, davacının 1987 ila 1994 yılları arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğu, Bağ-Kurluluğun bitiminden 29.11.1994 tarihinde davalı işverence giriş bildirgesi verildiği ve 1 günlük SSK zorunlu sigortalı olarak çalışmanın bildirildiği, akabinde çalışmanın gerçek olmadığından bahisle davalı Kurumca SSK zorunlu sigortalılığın ve buna bağlı olarak 1.1.1995 ile 31.12.1998 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığın iptal edildiği görülmektedir.
Müfettiş raporu, davalı işveren ve bordro tanığı beyanlarından davacının davalı işyerinde SSK zorunlu sigortalı olarak çalışmasının bulunmadığı anlaşılmakta olup, bu durumda SSK isteğe bağlı sigortalılığın gerçekleşmesi koşullarından biri olan 506 sayılı Kanunun 85/A-b bendinde belirtilen müracaat tarihinden önce 506 sayılı Kanuna göre tescil edilmiş olmak koşulunun gerçekleşmediği ortadadır.
Hal böyle olunca, davanın tümden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy