(506 S. K. m. 79) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Davacı, Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim ve eklerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından re'sen tahakkuk "ettirilebilecek" eksik işçiliğe ilişkin prim ve gecikme zammının iptaline ve davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece işin esasına girilip davanın reddine karar verilmiş ise de, bu sonuç davacı işveren hakkında, davalı Kurumca henüz tahakkuk ettirilmiş ve tebliğ edilmiş prim ve gecikme zammı bulunmadığından usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Gerçekten bu tür davalarda davanın esasına girilebilmesi için diğer genel dava şartlarından başka şu iki koşulun da bulunması gerekir:1-Bu davaların konusu yalnız hukuki ilişkiler olabilir. 2-Davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmalıdır. Somut olayda iptali ve borçlu olunmadığının tespiti istenen borç henüz tahakkuk ettirilmemiş ve borçluya da tebliğ edilmemiştir. Hal böyle olunca, davanın hukuksal yarar yokluğundan reddi gerekirken; mahkemece işin esasına girilip dosya üzerinde yaptırılan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak esastan reddi bozmayı gerektirir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 9.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy