(506 S. K. m. 63, 73)
Dava: Davacı, yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına ve davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine işin gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı; 1.6.2001 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra yeniden çalışmaya başladığını, maddi hata sonucu destek primi yerine tüm sigorta kollarından sigorta primi yatırdığını, Kurumun bu durumu öğrenmesi üzerine yaşlılık aylığını keserek istirdat talebinde bulunduğunu ileri sürerek buna dair Kurum işleminin iptali ile aylığın kesildiği yerden bağlanması ve Kuruma borcu olmadığının tespitini istemiştir.
Mahkeme ise, istemin kısmen kabulüne karar vermişse de varılan sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 63. maddesi ( A ) fıkrası uyarınca 506 sayılı Yasaya tabi olarak yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı bir işte çalışanların aylığı kesilir, denilmişse de, aynı maddenin son fıkrası gereğince yaşlılık aylığı kesilenler çalıştıkları süre içinde ( B ) fıkrasında yazılı hükümlerin uygulanmasını isteyebilecekleri gibi, bir tercih hakkı getirilmiştir. Hangi sistemi tercih edeceğini aylık sahibi kendisi belirleyecek ve durumunu ortaya koyacaktır. Kişi, açıkça iradesini ortaya koymadan aylığı kesilmeyecektir.
Bu durumda Kurumun davacı ile irtibat kurmak suretiyle amacını saptamak ve davacının yukarıda anılan yasa maddesinin öngördüğü biçimde ne tür çalışma istediğini ortaya koyması ve buna göre işlem yapması gerekir.
Somut olayda davacı; yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra 2 ay kadar sigortalı bir işte çalışmış ve çalışma karşılığı prim tahakkuk ettirilmiş davacı %24 oranında sosyal güvenlik destek primi ödeyeceği yerde bu miktarın çok üzerinde 73. maddeye göre prim ödenmiştir. İşverence bu maddi hata anlaşılmış ve bu kez 01.10.2001 tarihinden itibaren sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmıştır. Bu durumda; davacının açık iradesinden yaşlılık aylığının kesilmesini istemediği ve ödediği primin sosyal güvenlik destek primi olarak değerlendirilmesini talep ettiğinin kabulü gerekir. Sırf yazılı başvuru bulunmadığı gerekçesi ile davacının yaşlılık aylığının kesilmesi ve aylarca aylıktan yoksun bırakılması yasaya ve adalete uygun düşmez.
Kurumun; davacının açık iradesi doğrultusunda işlem yapmak yerine, davacının yaşlılık aylığının kesilerek 01.06.2001-01.08.2001 dönemine ait aylıkların istirdadını istemesi 506 sayılı Yasanın 63. maddesi son fıkrasına aykırıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önüne alınmaksızın Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy