(506 S. K. m. 83, 87) (6183 S. K. m. 102, 103)
Dava: Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaliyle, borçlu olmadığının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.9.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili ile karşı taraf vekili geldiler. İhbar olunan adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tespit edildi:
Karar: Dava nitelikçe müteahhidin prim ve gecikme zammı borcu nedeniyle asıl işveren sıfatıyla davacıya gönderilen ödeme emrine konu borçtan davacının sorumlu olmadığının tespiti istemine yöneliktir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu kamu alacağının zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, zaman aşımına uğramamış ise davacının ihale makamı mı yoksa üst işveren mi olduğu ve müteahhid firmaca yapılan prim ödemelerinin tümünün takibe konu borçta değerlendirilip değerlendirilmediği noktalarında toplanmaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden müteahhid firma olarak çalışan L .A.Ş. prim borçlarına karşılık verilen çeklerin karşılıklarının ödenmesi nedeniyle ceza davasının ortadan kaldırıldığı belli olmasına rağmen bu ödemelerin borçtan mahsup edilip edilmediği mahsup edilmiş ise hangi dosyadaki alacağa karşılık mahsup edildiği konusunda açıklık yoktur.
Mahkemece yapılacak iş, öncelikle davacı ile müteahhid firma arasındaki sözleşmeler dosyaya celp edilerek taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi belirlemek, davacının ihale makamı olduğu sonucuna varılırsa 506 sayılı Yasanın 83. maddesi gereği sorumluluğunu araştırmak, şayet üst işveren olarak aynı yasanın 87. maddesine göre sorumlu olduğu sonucuna varılırsa da bu kez öncelikle davacının zaman aşımı iddiasını 6183 sayılı Yasanın 102-103. maddeleri gereğince irdelemek, müteahhid firmaca prim borçları için keşide edilen çeklerden ceza yargılaması sırasında karşılığı ödenenlerin bedellerinin indirilip indirilmediğini araştırmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Kabul ve uygulamaya göre de; davalı Kurumun dava açıldıktan sonra gönderdiği 21.1.2002 gün 16001 sayılı yazı ile borç miktarını yeniden değerlendirerek 31.12.2002 tarihi itibariyle 2.852.730.000 TL. olarak belirlediği, sonucu itibariyle hatalı işlemini düzelttiği anlaşıldığına bu yönüyle davacının bir bölüm talebinin haklı olduğu ortaya çıktığına göre, harç ve vekalet ücreti belirlenmesi sırasında bu yönün gözardı edilmesi hatalı olduğu gibi davanın tamamının reddedilmesine rağmen davacı şirket aleyhine maktu yerine nisbi harca karar verilmesi ve kurumun kısmi kabulü gözardı edilerek dava değeri üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdiri hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 275.000.000 lira duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy