(506 S. K. m. 85)
Dava: Davacı davalı Kurum işleminin iptaliyle, 11 günlük zorunlu sigortalılık haricindeki isteğe bağlı sigortalılık süresinin geçerli olduğunun karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Mahkemece davacının SSK'na tabi olarak geçen hizmetleri dışında isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 85. maddesine göre isteğe bağlı sigortalı olmak için yazılı olarak Kuruma başvuruda bulunmak koşul olduğu gibi herhangi bir Sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmamakta gerekir. Somut olayda ise, davacı 1.3.1994 tarihinden geçerli olmak üzere isteğe bağlı sigortalı olarak tescil edilmiş 1.7.1996 tarihinden itibaren de SSK'na tabi zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başlamış ve hizmetleri Kuruma bildirilmiştir. Davacının zorunlu sigortalı olarak çalışmaya başladığı 1.7.1996 tarihinde isteğe bağlı sigortalılık koşullarını yitirdiği ortadadır. Davacı zorunlu sigortalılığın sona erdiği tarihten itibaren Yasa'nın öngördüğü şekilde yeniden isteğe bağlı sigortalı olmak için yazılı başvuruda bulunmamıştır. Öte yandan, davacı isteğe bağlı sigortalı olduğu 1.3.1994 tarihinden itibaren 4.9.2000 tarihine kadar prim ödemesinde bulunmamış başka bir anlatımla düzenli prim ödemek suretiyle de isteğe bağlı sigortalılığa devam etmek iradesini de ortaya koymamıştır. Davanın isteğe bağlı sigortalılığının yasal olarak sona erdiği ve sigortalılık koşulları taşımadığı 1.7.1996 tarihinden sonraki dönem için geriye yönelik prim ödemesi mümkün bulunmadığı gibi Kurum'un hatalı olarak geriye yönelik olarak primleri tahsil etmesinin de sigortalı olmadığı süreler yönünden davacı yararına kazanılmış hak yaratmayacağı ortadadır. Dairemizin ve YHGK'nun yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir. Alınan primler ancak ödeme tarihi olan 4.9.2000 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilebilir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy