(1479 S. K. m. 24, 25) (506 S. K. m. 3)
Dava: Davacı, SSK'lı çalışmaları nedeniyle 3.7.1995 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hacer Pat tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Dava, zorunlu Bağ-Kur sigortalılığın, hizmet aktine dayalı olarak çalışmaya başladığı 3.7.1995 tarihinden itibaren sona erdiğinin tesbiti istemine ilişkindir.
Davacının, Kavatiye Maksim Limited şirketin ortağı olması nedeniyle 1.2.1989 tarihinde Bağ-Kura kayıt ve tescilinin yapıldığı ve bu tarihten itibaren zorunlu Bağ-Kur üyesi olarak primlerinin ödendiği 30.5.1989 tarihinden itibaren de Maksim Plak Ltd. Şti. ortağı olduğu, 6.11.1996 tarihinden itibaren Başarır Limited şirketine ait işyerinde sigortalı olarak çalışmaya başladığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık Limited şirketin ortağı bulunan ve bu nedenle zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılan davacının, hizmet akdine dayalı olarak çalışmaya başladığı tarihten itibaren, zorunlu Bağ-Kur sigortalılığın sona erip ermeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasanın değişik 24.maddesine göre, zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılanlar iki gruba ayrılmıştır. Birinci grup sigortalılar; 24. maddenin (a) bendinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen sigortalılar, ikinci grup sigortalılar ise; b, c, d, e, f, g bentlerinde sınırlı olarak belirtilen şirket ortağı olan sigortalılardır. Hiç kuşkusuz bir kimsenin sigortalı sayılması için ön koşul yukarıdaki bentlerin öngördüğü koşullara sahip olma ile mümkündür. Sigortalı olma ön koşullarının (a) bendi ile diğer bentler arasında belirgin farklılıklar gösterdiği madde içeriğinden anlaşılmaktadır.
Şöyle ki, 24. maddenin (a) bendi dışında kalan b, c, d, e, f, g bentlerde belirtilen sigortalılardan sayılmak için ön koşul b, c, d, e, f, g bendlerde sayılan şirketler ortağı olmak yeterlidir. Başka bir anlatımla, şirket ortakları zorunlu Bağ-Kur üyesi olması için 24. maddenin (a) bendinin öngördüğü koşullara sahip olmaları zorunlu değildir.
Öte yandan, aynı Yasanın değişik 25 nci maddesinin (d) bendinde; şirketlerle ilgisi kalmayanların çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği tarihten itibaren sigortalılıklarının sona ereceği hükmü öngörülmüştür. Oysa, davacının Limited Şirketin ortağı olduğu şirketle ilgisini kesip kesmediğinin araştırılmadığı dosyadaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, Ltd. Şti. ortağı olması halinde davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiği giderek 506 sayılı Yasanın 3-1/F maddesinin varlığı karşısında, Sosyal Sigortalar Kanunu anlamında sigortalı sayılmasına da yasaca ve hukukça olanak olmadığı açık-seçiktir. Bundan başka, 1479 sayılı Yasanın 25. maddesine 3396 sayılı Kanunun 2 nci maddesi ile eklenen (g) bendinin 24 nci maddenin (a) bendinde sayılan sigortalıları kapsadığı (b) ve ondan sonra gelen bentlerde sayılan sigortalıları kapsamadığı madde ile ilgili gerekçenin incelenmesinde anlaşılmaktadır. Zira, madde gerekçesinde aynen... dernek veya oda kayıtları devam eden gelir vergisi ile ilgili kaydı bulunmayan şoför, tabip, esnaf, eczacı gibi meslek mensuplarının hizmet akdi ile çalıştıkları süreler için Bağ-Kur sigortalısı olamayacağı hükmünün getirildiği açıkça belirtilmiştir.
Davacının ortağı olduğu Ltd. Şirketlerinden ilgisini kesip kesmediği araştırılmadan eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmiştir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy