(1479 S. K. m. 24, 79)
Dava: Davacı, primi yatırmış olduğu 24.1.1994 - 31.3.1997 tarihleri arasındaki sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Dava, 24.1.1997 ile 31.3.1997 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkin olup, Mahkemece istem döneminde zorunlu sigortalılık koşulları oluşmuyorsa da primlerin tahsil edilmiş olduğundan bahisle davanın kabulü ile davacının istem döneminde Bağ-Kur'a isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine karar verilmişse de, bu sonuç usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılan incelemede, davacının 1479 sayılı Kanunun 24. maddesi gereğince istem döneminde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığını gerektiren hiçbir kaydın bulunmadığı açıkça ortadadır. Yine isteğe bağlı sigortalılığın düzenlendiği 1479 sayılı Kanunun 79. maddesinde belirtildiği gibi olayda isteğe bağlı sigortalılık için tescil talebinin bulunmadığı gibi, davacı düzenli prim ödemek suretiyle isteğe bağlı sigortalılık iradesini açıkça ortaya koymamıştır. Davacının 1997 tarihinde toplu olarak prim ödemek suretiyle zorunlu veya isteğe bağlı sigortalılık koşulları taşımadığı dönemler için hizmet elde etmesi mümkün değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/21-1062 Esas, 20021098 Karar sayılı 25.12.2002 tarihli kararı da bu yöndedir.
Mahkemece yukarıda belirilen maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy