(1479 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, 20.4.1982-22.3.1985 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 01.10.2002 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sultan Namazcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, davalı kurum işleminin iptali ile 20.4.1982-22.3.1985 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine ve yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, vergi kaydı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacının 25.5.1979 tarihinden itibaren oda kaydı esas alınarak zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı başlatıldığı arada niza çıkarılmadan 1992 yılında aftan yararlandırılıp primlerin alındığı ve sonrası içinde sürekli prim ödendiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Davacı yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu tarihten sonra yapılan incelemede dava konusu dönemde vergi kaydı olmadığı gerekçe gösterilerek zorunlu Bağ-Kur'luluğu kurumca iptal edildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 2229 sayılı Yasayla değişik 24. maddesinde öngörülen koşulları taşıması nedeni ile zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılan davacının, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasına son verdiğini gösteren bilgi bulunmadan, 2654 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik kapsamında ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısı ile gerçek veya götürü usulde gelir vergisi mükellefiyeti bulunmadığından bahisle sonradan dava konusu 1982-1985 tarihleri arası dönemde davacının zorunlu Bağ-Kur sigortalılığına son verilmesi kazanılmış hakları ortadan kaldırmak olur ki bu durumun kabulüne yasaca ve hukukça imkan bulunmadığı YHGK.nun 23.5.2001 tarih 2001/420-430 E.K., sayılı ilamı ile açıkça belirtilmiştir.
Mahkemece yapılacak işlem; 1982-1985 tarihleri arasında vergi kaydı yok ise de tescile konu olan oda kaydı devam ettiğinden, davacının tespite konu dönemde ticari faaliyetine devam edip etmediği konusunda tüm delilleri toplayıp, ticari faaliyetin devam ettiği kanıtlanırsa davanın kabulüne karar verilmelidir. Ayrıca primleri 1992 yılında aftan yararlandırıp aldığı, uzun yıllar kullanıp sonra iptali MK.nun 2. maddesi kapsamındaki iyi niyet kuralları ile de bağdaşmadığı düşünülerek bütün delilleri birlikte değerlendirilerek yaşlılık aylığı şartları da bu çerçevede incelenerek sonuca gidilmesi gerekir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy