(1479 S. K. m. 29, ek geç. m. 12)
Davacı, Bağ-Kur hizmet süresinin tespitiyle, Esnaf Oda kaydının 1.3.1975 tarihinde silinmesinin hukuki olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraflarca temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Davacı, dava ve ıslah dilekçesinde özetle, Çemişgezek Esnaf ve Sanatkarlar Derneğinin kaydını 1.1.1975 tarihinde resen silme işleminin hukuki dayanağı olmadığının tespiti ile buna bağlı olarak Bağ-Kur sigortalık süresinin tespitini, kayıt silme işlemi yerinde ise primleri ödediğinden isteğe bağlı sigortalı olarak kabulünü ve 17.4.2000 tarihli tahsis talebi ile yaşlılık aylığı bağlanmasını (ıslah ile 1.10.1995 tarihinden itibaren aylık bağlanmasını), ilk tahsis talep tarihinden sonra yersiz alınan primlerin iadesini istemiştir. Mahkeme diğer talepler yönünden davanın reddine ve bu hükme aykırı olarak davalı Kurum bağlayacak şekilde demek kaydının 1.1.1975 tarihinde silinmesi işleminin hukuki olmadığının tespitine karar vermiştir. Davacı davada esasen Bağ-Kur sigortalısı olduğu sürelerin tespiti ile yaşlılık aylığını amaçlamaktadır. Davacının demek kaydının silinmesi işleminin hukuki olmadığının tespitine karar verilmesi ve diğer talepler yönünden davanın reddedilmesi çelişkili olduğu gibi usul ve yasaya uygun değildir.
Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelere göre davacı Çemişgezek Esnaf ve Sanatkarlar Odası kaydı ile 1.10.1972 tarihinde Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilmiştir.Oda kaydı üç yıl derneğe uğramadığı gerekçesi ile 1.3.1975 tarih ve 4 nolu karar ile silinmiştir.Davcının zorunlu sigortalılık koşullarını kayıt silme işlemi ile kaybettiği ortadadır. Davacı 1.10.1972-1.3.1975 oda kaydı ile zorunlu Bağ-Kur'lu, 1.10.1976-30.4.1981 ve 1.12.1982-31.8.1983 tarihleri arasında primleri isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilmek suretiyle isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı, 1.4.19852.2.1987 dönemi vergi kaydı ile zorunlu Bağ-Kur sigortalısı, 2.2.1987-27.5.1988, 27.5.1988-24.9.1990,24.9.1990-30.4.2001 dönemlerinde ise yine isteğe bağlı sigortalı kabul edilmiş ve 1.5.2001 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanmıştır.
Davalı Kurum 7.4.1987 tarih ve 1093 sayılı yazısında davacıyı 1.10.1972 - 20.4.1982 tarihleri arasında sigortalı olarak kabul etmiştir. Davacı 1972, 1976, 1978, 1979, 1980, 1982, 1985 ve devamı yıllarında prim ödemiştir.Davacı oda kaydı 1.1.1975 tarihinde silinmiş olmasına karşın sigortalı sayılmış ve prim tahsil edilmiştir. 1479 sayılı yasanın ek geçici 12. maddesi hükmüne göre "Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmakla birlikte kanunun öngördüğü şartları taşımadıkları için sigortalı sayılmayanların 1.10.1972 ile 20.4.1982 tarihleri arasında kayıt ve tescilli bulundukları sürenin tamamı kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve bu sürelere ait prim ve gecikme zammı ve faizlerini ödemeleri şartıyla sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalılığı tescil edilmemiş olmakla birlikte, prim ödemesinde bulunmuş olanların, ilk prim ödeme tarihi ile 20/4/1982 tarihi arasında kalan süreleri de birinci fıkradaki şartlarla sigortalılık süresi olarak kabul edilir. (3165 sayılı yasa ile ek)Yukarıdaki bir ve ikinci fıkra hükümleri uyarınca sigortalılığı geçerlilik kazananlar, 1479 sayılı Kanunun değişik 24 üncü maddesinde belirtilen sigortalılık şartlarını taşımamakla beraber 20/4/1982 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar prim ödeyenlerin ödedikleri prime tekabül eden süreleri, sigortalılık süresi olarak değerlendirilir." Davacı, belirtilen tarihler arasındaki sürelere ilişkin prim ödediğine göre ödediği primler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeli ve belirlenen süreye göre yaşlılık ay lığına hak kazanıp kazanamadığı irdelenmelidir.
Mahkemenin olaya uygun düşmeyen bilirkişi raporu ile sonuca gitmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 18.4.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy