(1479 S. K. m. 24, ek geç. m. 13)
Dava: Davacı, 6.8.1978 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M.Altan Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 6.8.1978 tarihinden itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davacının 6.8.1978 tarihinden dava tarihi olan 8.1.2003 tarihine kadar Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 1.11.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar vermiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının vergi ve sicil kaydının bulunmadığı, meslek kuruluşu kaydının 6.8.1978-16.7.2002 tarihleri arasında mevcut olduğu ve bu kayıt itibariyle 20.12.1999 tarihinde Kuruma verdiği Bağ-Kur'a giriş bildirgesi ile geriye yönelik olarak 22.3.1985 tarihinden itibaren sigortalılığının başlatıldığı, prim ödemelerinin 29.12.1999 tarihinden başlayarak devam ettiği, Kurumca meslek kuruluşu kaydının geçersiz olduğunun tespit edildiği bunun üzerine sigortalılığı iptal edilerek ilk prim ödemesi olan 29.12.1999 tarihinden itibaren isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
1479 sayılı Yasa'da 506 sayılı Yasa'nın 79.maddesine koşut geçmiş hizmetlerin tespitine yönelik bir düzenleme mevcut olmadığından geçmiş hizmetlerin tespitine Yasaca olanak bulunmamaktadır. Öte yandan kendisini 1978 yılından beri sigortalı sayan davacının Yasa'nın kendisine sağladığı olanaklardan yararlanmadığı, 1479 sayılı Yasa'nın Ek Geçici 13.maddesi uyarınca süresinde başvuruda bulunmadığı, kaldı ki 20.12.1999 tarihli giriş bildirgesi ile 22.3.1985 tarihinden sigortalılığın başlatılmasına olanak sağlayan oda kaydının da geçersiz olduğunun belirtildiği bu durumda davacının Kurumun kabul ettiği şekilde 20.12.1999 tarihinden itibaren isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olabileceği ancak Mahkemenin geçersiz olduğu ileri sürülen oda kayıtlarını, ilgili Kurum yazılarını, müfettiş raporlarını incelemeksizin yetersiz bilirkişinin hiçbir dayanağı bulunmayan raporuna göre sonuca gittiği ortadadır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, davacının oda kaydının geçersiz olduğunun tespiti halinde davanın reddine, geçerli bir kayıt olduğunun anlaşılması durumunda ise, 20.12.1999 tarihli giriş bildirgesine göre 3165 sayılı Yasa ile değişik 1479 sayılı Yasa'nın 24.maddesi uyarınca ancak 22.3.1985 tarihinden itibaren sigortalı olabileceği gözönünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy