(818 S. K. m. 44)
Davacılar murisinin meslek hastalığı sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere,hükmün dayandığı gerektirdiği nedenlere göre davalının aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-0layın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına, davacının duyduğu elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna 26.6.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların , somut olayda gerçekleşme biçimine ve hak ve nesafet kurallarına göre, davacı eş için 2.000.000.000 TL manevi tazminat yerine 2.750.000.000 TL manevi tazminata davacı çocukların her biri için 1.500.000.000 TL manevi tazminat yerine 2.250.000.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K. 'nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü hüküm fıkrasında yer alan eş için 2.750.000.000 TL. manevi tazminatın ölüm tarihi olan 83.2003 tarihinden geçerli yasal faizi ile, davacı eşe verilmesine davacı eş vekili için hesap edilen 275.000.000 TL ücreti vekaletin davalıdan alınıp davacı eş vekiline verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, reddedilen kısım, üzerinden hesaplanan 100.000.000 TL vekalet ücretinin davacı eşten alınarak "davalı" vekiline verilmesine davacı çocuklar M., Ş., Ş. Y., C., H., A. F. için ayrı ayrı olmak üzere 2.250.000.000 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 8.3.2003 tarihinden geçerli yasal faizi ile davacı çocuklara verilmesine, davacı çocukların her biri için ayrı ayrı 225.000:000 TL toplam 1.800.000.000 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacı çocuklara verilmesine, harçla ilgili peşin alınan harcın mahsubu ile kalan 915.950.000 TL harcın davalıdan tahsiline toplam yapılan 325.600.000 TL yargılama giderinden haklı çıkılan oran, itibariyle 322.053.000 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine" sözcüklerinin silinerek yerine "davacı eş için 2.000.000.000 TL. manevi tazminatın ölüm tarihi olan 8.3.2003 tarihinden geçerli yasal, faizi ile davacılara verilmesine, davacı ve vekili için hesap edilen 200.000.000 TL ücreti vekaletin davalıdan alınıp davacı eş vekiline verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 100.000.000 TL vekalet ücretinin, davacı eşten alınıp davalı vekiline verilmesine, davacı çocukların her birisi için ayrı ayrı olmak üzere 1.500.000.000 TL toplam 12.000.000.000 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan 8.3.2003 tarihinden geçerli yasal faizi ile davacı çocuklara verilmesine, davacı çocukların her biri için ayrı, ayrı 150.000.000 TL toplam 1.200.000.000 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacı çocuklar vekiline verilmesine,' fazlaya dair talebin reddine reddedilen kısım üzerinden her bir çocuk için hesap edilen 100.000.000 TL toplam 800.000.000 TL vekalet ücretinin davacı çocuklardan alınarak davalı vekiline verilmesine, alınması gereken 861.300.000 TL ilam harcından peşin alınan 307.800.000 TL'nin indirimi ile kalan 535.500.000 TL İlam harcının davalıdan, tahsiline, reddedilen ve kabul edilen miktarlar, nazara alınarak 993ı1.700TLyargılamagiderlıün davacılar üzerinde bırakılmasına 226.288300 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 16.2.2004 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI:
Düzelterek Onama yönündeki çoğunluk görüşüne aşağıdaki nedenlerle karşıyım:
1-Yüksek Mahkeme, bir inceleme mahkemesidir. Hüküm mahkemesi değildir. Denetim makamı, temel olarak hükmü bozma veya onama ile yetkilidir. Düzeltilerek Onanma, istisnai bir yetkidir. İstisnai yetkiler yorumla genişletilemez. Manevi tazminatta düzelterek onama yetkisi genel olarak başvurulan bir yetki değildir. Nitekim dairemizin önceki uygulaması ve diğer tazminat dairelerinin uygulamaları manevi tazminatta düzelterek onama yetkisini işletme biçiminde olmamıştır.İstikrarlı uygulamada bu şekilde teşekkül etmiştir.
2-Manevi tazminatı, takdir hakkı, hüküm mahkemesinindir (BK.45, 47, 49 ve MK. 24). Yasa koyucunun bu yetkiyi alt mahkemeye vermesinin temel nedeni alt mahkemenin hukukun yanında vakıaları değerlendiren bir mahkeme oluşudur. Yargı makamlarından olaya ve maddi delillere en yakın olan organ alt mahkemedir. Manevi tazminat çoğunlukla olayların takdirinden kaynaklanan bir tazminat şeklidir. Yüksek Mahkeme elbette alt mahkemenin takdirini inceleyebilecektir. Ancak alt mahkemenin yerine geçerek takdiri bizzat kendisi yapamayacaktır.
3-Düzelterek onama Prof. Kuru'nun isabetle, vurguladığı gibi hukuk kuralının uygulanmasında hata edilmiş olması ön şartına bağlıdır. Yeniden yargılamayı gerektirmemek gerekli ve fakat yeterli olmayan bir şarttır. Takdir hakkının az veya çok kullanılması bir hukuk hatası anlamına gelmez. Bu bir tercih meselesidir.
4- 3 nolu gerekçemin doğal uzantısı, bu tür bir uygulamanın hakimin direnme hakkını ve bozma aleyhinde olan tarafın direnmeyi, isteme imkanını ortadan kaldırmaktadır. Usul dengesi, HMUK 438 hükmü yanlış yorumlanarak bozulmaktadır.
5-Düzeltilen miktar ile hükmedilen miktar arasında büyük bir fark yoktur. Özellikle enflasyonun para değerini hızlı bir şekilde çökertmeyi karşısında her ikisi arasındaki fark önemsenemez. Takdir ve hakkaniyet hukuku terimiyle, Yargıtay'ın müdahalesini haklı kılacak fahiş bir hata yoktur. Bu yönden düzelterek onama gerekçesinin hakkaniyet ve hak temelinde de dayanağı bulunmamaktadır. Daha ötesi olayın niteliğine, manevi tazminatın amacına ve para değerinin azalıcı karakterine göre hükmedilen tazminat dahi azdır. Ne var ki davacı temyizi olmaksızın Yüksek Mahkemenin böyle bir gerekçe ile davacı lehine dokunma hakkı yoktur.
Yukarıda açıkladığım nedenlerle manevi tazminatın çokluğu gerekçesine dayalı olarak miktarının azaltılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanması sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayım. 16.2.2004
Full & Egal Universal Law Academy